Haber Detayı
09 Mayıs 2016 - Pazartesi 23:47 Bu haber 681 kez okundu
 
Darbe ürünü Anayasa’dan kurtulmalıyız
Politika Haberi
Darbe ürünü Anayasa’dan kurtulmalıyız

AK Parti Antalya Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Mustafa Köse, “Artık ülkemizin sivil, özgürlükçü, vatandaşını koruyan bir Anayasa’ya ihtiyacı var” dedi.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması ile son günlerde yoğun bir şekilde konuşulan Yeni Anayasa konusunda açıklamalarda bulunan AK Parti Antalya Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Mustafa Köse, ülkemizin yeni Anayasa’ya ihtiyacı olduğunu söyledi. Ülkemizde uzun yıllardır Anayasa değişikliğinin konuşulduğunu belirten Köse, “Umarım yeni Anayasa’yı hazırlamak bu yasama döneminde ve bu meclis üyelerine nasip olur” dedi.

Uzun yıllardır halkın yeni bir Anayasa yapma beklentisi olduğunu belirten Köse, “Bizim öncelikle toplumdaki bu anayasa beklentisini gidermemiz gerekir. Hatırlarsanız 2007 yılında buna tevessül edildi. Ak Parti tarafından bir anayasa hazırlandı. Ancak sistem buna kendince bir refleks verdi ve AK Parti’ye kapatma davası açıldı. Memleketimizde Anayasa, hukuksal bir metin değil, bir iktidar metnidir. Seçim olsa da olmasa da biz iktidarda kalalım diyen bir anlayışla Anayasa yapıldı. 1961’de öyle yapıldı, 1982’de öyle yapıldı” dedi.

1982 yılında generaller tarafından hazırlanan Anayasa’nın giriş bölümünde bir lafsı ve bir de ruhunun yazılı olduğunu belirten Köse, bugüne kadar halka rağmen alınan kararların Anayasa’nın ruhuna göre alındığını belirtti. 367 garabetinin buna en güzel örnek olduğunu belirten Köse, “Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı adayı olduğunda Anayasa’nın 101. Maddesi uygulandı. Ancak Abdullah Gül aday olduğunda, Anayasa’nın ruhu devreye girdi ve Anayasa’nın ruhunu çağıran Anayasa Mahkemesi 367 garabetini ortaya çıkardı. Biz diyoruz ki artık bu Anayasa’nın ruhuna bir Fatiha diyelim” diye konuştu.

Anayasa’nın özgürlükçü olması gerektiğini ama bunu sadece metin olarak yazmanın yeterli olmadığını ifade eden Köse, “1961 Anayasası metin olarak çok özgürlükçüydü. Ama bunun metinde kalmaması gerekir. Özgürlükçü olabilmesi için Yasama, Yürütme ve Yargı’yı nasıl konumlandırdığınız önemlidir. 1961 Anayasası özgürlükçü, ama anayasayı eleştirmek yasak. 27 Mayıs ihtilalini eleştirmek yasak.1982 Anayasası’nın referandumunda halk şeffaf zarflarda oy kullandı. Özgürlükçü bir anayasa böyle olmaz” şeklinde konuştu.

Sistem değişikliği ile birlikte yeni Anayasa’nın yapılması gerektiğini ifade eden Milletvekili Köse, Türkiye’nin yeni hedeflerine daha hızlı ulaşması içinbaşkanlık sisteminin gerekli olduğunu söyledi.  Başkanlık sisteminin 1970’lerden beri konuşulduğunu ifade eden Köse, “Farklı görüşlerden birçok siyasetçinin, birçok gazetecinin Başkanlık sistemini destekleyen açıklamaları olduğunu biliyoruz. Bugün de halkın yüzde 60’lara varan bir oranda Başkanlık sistemini desteklediği ortadadır” şeklinde konuştu.

Köse, Avrupa’daki anayasaların milleti devlete karşı korumak için bizde ise devleti millete karşı korumak için yapıldığını vurguladı. “Bizim Anayasamızda, devletin milleti ve ülkesi ifadesi var” diyen Köse, “Ülke de millet de devletin malı gibi görüldüğü için devlet milletin kılığına kıyafetine, yediğine içtiğine karışma hakkını kendinde görüyor.  İşte bunun için devletin değil, milletin anayasasını yapmak, milletin benimseyeceği bir anayasayı vücuda getirmek lazım. Bunun içerisine Başkanlık sistemi de konulabilirse, aliyyül ala olur” şeklinde konuştu.

Başkanlık sistemi ile parlamenter sistemin halka iyi anlatılması gerektiğini ifade eden Köse, muhalefetin söylediği gibi Başkanlık sisteminin krallık, diktatörlük olmadığını, bu sistemde kuvvetler ayrılığının tam olarak uygulandığını vurguladı. Ülkemizde yerel yönetimlerde Başkanlık sisteminin uygulandığını ifade eden Köse, “Biz belediye seçimlerinde başkanı ayrı, meclisi ayrı seçiyoruz. Başkanlık sisteminde de Başkanı ayrı, meclisi ayrı seçeceğiz. Başkanlık sisteminde halkın önüne iki sandık konulacak. Birinde başkan, diğerinde milletvekilleri seçilecek. Meclis yasama işini yapacak, başkan ve kabine yürütme işini. İkisi birbirine müdahale edemeyecek. Ayrıca, başkan ve bakanlar bütçelerini meclisin onayından sonra kullanabilecek. Yani tam bir kontrol mekanizması var” dedi.

Başkanlık sistemine karşı olan vatandaşların Türkiye’nin eyaletlere ayrılacağı gibi bir düşünceye sahip olduğunu vurgulayan Köse, şöyle devam etti; “Başkanlık sistemi ile federasyon anlayışı farklı şeyler. Almanya’da parlamenter sistem uygulandığı halde federasyondur. Federasyon, bir ülkenin geçmişinde olması gerekir. Sonradan bunu Anayasa’ya koymakla olmaz. Almanya, ABD gibi ülkeler, farklı milletlerin ve yönetimlerin birleşmesiyle oluşmuştur. Bunun için de eyalet sistemi uygulanmaktadır. Ancak Osmanlı’dan günümüze ülkemizde, kanunlar, atamalar hep merkezden yapılmıştır. Yani eyaletlere göre ayrı yönetim şekli yoktur”

Muhalefet partilerinin başkanlık sistemine karşı çıkmalarının tek sebebinin ise koltuklarını kaybetme endişesi olduğunu ifade eden Köse, “Başkanlık sisteminde, koalisyon olmayacak. Erken seçim beklentisi olmayacak. Bunun için de halk tarafından kabul görmeyen muhalif siyasi parti temsilcilerimiz, biz başkan olamayacağız, bunun için bu sistemi istemiyoruz diyorlar. Kendi çıkarlarını, ülke çıkarlarının önünde gördükleri için başkanlık sistemine karşı çıkıyorlar” dedi.  

Kaynak: (Antalya Haber Takip ) - Antalya Haber Takip Editör: Taner Şahin
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı