Yazı Detayı
08 Ekim 2021 - Cuma 10:23 Bu yazı 243 kez okundu
 
Arsıza Söz, Pişkine Yüz Dayanmazmış...
Neşe Aytugan GÜL
 
 

Yüz’ün iki kaş-gözle, bir burun ve bir ağızdan oluşan insan sureti olmanın ötesinde birçok anlamı vardır ki, bu anlamlardan biri de "utanma"dır. "Yüzsüzlük" yüzün bu anlamından türemiş bir kelimedir.

Utanma; onursuz, şerefsiz duruma düşmekten, gülünç duruma düşmekten korkma, üzülme duygusu olarak tanımlanır. “Utançtan yerin dibine girmek” gibi deyimler, hatta utancından intihar eden insanlar vardır. İstemsiz ve rahatsızlık veren bir duygudur; bu yüzden de insan utanç duymamak için bazı davranışlardan kaçınır. Ama ya utanma duygusu olmasa? Ya yüzsüz olabilsek?

Kendine güvenen varsa, yüzsüzlüğün sırrını açıklayalım:

Yüzsüzlük kolay iş değil onu baştan söyleyelim. Birçok meziyet ister. Önce arsız olacaksın ki, sonra yüzsüz olabilesin. Haddini bilmeyecek, kendinde her türlü hakkı görecek, her daim talepkâr olacaksın. Sonra amacına ulaşmak için her yolun mübah olduğuna iman edip, vicdanını devre dışı bırakabilecek, her türlü suçu işleyebilecek, yalan söyleyebileceksin. Bütün bunları yaparken de fütursuz ve şuursuz olacaksın ki elin titremesin!

Sonra arınma gelir: utanma duygusu ve onurdan tamamen arınma! Yakalanırsan suçunu kabul etmeyip inkar edecek, laf cambazlığı yapacaksın. Olmadı işi pişkinliğe vurup, karşı tarafı suçlayacaksın. Kültürümüz bu üstün meziyeti tanımlayan bir de atasözü üretmiştir: "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır."

Asıl mesele içindeki inançta! Söylediğin yalana önce kendin inanacaksın ki, başkasını da inandırabilesin. Sana inamayanlar mı var? Sen yine de gözlerinin içine baka baka palavra sıkmaya devam edecek, inancını asla kaybetmeyeceksin. Nasıl olsa utanmak yok, rahatsın! Haydi bu konuda bir de tüyo verelim; ne kadar sesini yükseltirsen o kadar inandırıcı olursun. Tabii doğuştan gelen oyunculuk yeteneği burada hayati önem taşıyor. Yeri geldi mi gülecek, yeri geldi mi ağlayacak, yeri geldi mi ustalıkla yazdığın bir tiradı (tirat: bir oyunda oyuncunun bir kezde söylediği oldukça uzun konuşma) patlatabileceksin. Tiradın anlamsızlığı hiç önemli değil, işin püf noktası ne kadar inandırıcı oynadığındadır.

Yüzsüzlük bir çeşit rahatsızlık mıdır diye soracak olursanız: Haşa! Rahatsızlık değil başkalarına rahatsızlık vermektir. Karaktersizlik değil, yüz verdikçe kabak çiçeği gibi açılan, pratik yaparak geliştirilebilen bir kişilik özelliğidir. Üstelik çok rahat alıcı bulan ve son derece alışılmış bir "meziyettir"! Yapabilene...

Elif Şafak demiş ki "Sizi bilmem ama ben; Pişmanlık duyan, utanabilen insanları seviyorum. Pişkinlik ne kadar ucuzsa utanç o kadar değerlidir çünkü..."

Buna katılmamak mümkün değil diyerek sonuna kadar destekliyor ve "Arsıza söz, pişkine yüz dayanmazmış." sözüyle yazıyı bitiriyor, herkese hayırlı cumalar diliyorum.

Yine bir "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul, zurna az.." oldu ama neyse...

Sevgiyle kalın..

 
Etiketler: Arsıza, Söz,, Pişkine, Yüz, Dayanmazmış...,
Yorumlar
Haber Yazılımı