Yazı Detayı
17 Temmuz 2019 - Çarşamba 19:46 Bu yazı 52 kez okundu
 
Rüyadan Uyanın Beyler
Mesut İNCİ
 
 

Bu gün sizlerle bazı gerçekleri gözden geçirelim.

Geçmişi, dünü, bu günü ve yarın neler olabileceğini konuşalım, bu güne kadar çekilen acıları, kimler haklı, kimler haksız onları tartışalım, yani masaya yatıralım ki gerçekler ortaya çıksın.

Haklı olarak, “Nedir bu gerçekler” diye geçirebilirsiniz aklınızdan ama hemen söyleyeyim.

Efendim,

Mesela, çok değerli Sayın Milletvekillerimiz.

Mesela, başımızdan eksik olmayasıca çok Sayın Belediye Başkanlarımız.

Mesela, kendilerine BAŞKANIM denilmediği zaman yüzünüze bile bakmayan çok çok Sayın Belediye Meclis üyelerimiz.

Daha mı..?

Makam kapılarının önünde, bir süre beklettikten sonra buyurun diyen çok sayın müdürleri sıralamaya şimdilik gerek görmüyorum.

Bu dosyayı, yeri ve zamanı geldiği zaman tekrar açacağım ama o zaman çok kişilerin kalbi kırılacak ve belki de ters düşeceğiz ama bazılarının gerçekleri görüp, gördükleri rüyadan çok acele uyanmaları lazım.

Aynen seçim kaybederek, koltuklarında artık oturamayacak kişilerin, gerçek hayata döndükleri zaman ne durumlara düştükleri acı sonu yaşamamaları için.

Öncelikle, başımdan geçen bir olayı sizlere aktararak başlamak istiyorum sohbetime.

Genel Seçimler öncesiydi, bir gün İl Başkanlarımızdan birisi Sayın ……. Bey telefonda, ısrarla akşam mevcut milletvekillerimiz ve milletvekili aday adaylarımız ile beraber olunacak bir toplantıya benim de katılmamı rica etti. Kendilerine, çok özel bir işim olmasına rağmen hatırı için toplantıya katılacağımı söyledim ve zamanın da gittim.

Bir köşeye çekilip etrafı dikkatlice izlemeye başladım. Adamlar daha milletvekili aday adayı, herkes SAYIN MİLLETVEKİLİM demeye başlayınca vallahi billahi oturmaları bile değişmeye başladı. Düşünün artık ne hallere girdiklerini.

Bir süre etrafı ve kişilerin neler yaptığını izledikten ve hiç görmek istemediğim manzaradan notlarımı aldıktan sonra SAYIN VEKİLLERİMİN ve HER KONUŞMALARINDAN SONRA KEDİLERİNİN YANINDAN HİÇ AYRILMADAN ALKIŞLAYAN FEDAKÂR SEÇMENLERİNİN bulundukları uzun uzadıya uzanan masaya gittim. Herkes ile saygı çerçevesinde selamlaştıktan sonra Sayın İl Başkanının ısrarı üzerine yanına oturdum,  kısa bir sohbetten sonra yerimden kalktım Sayın Vekillere ve aday adaylarına, “Beyler, buraya Sayın İl Başkanı ……… Beyin ısrarlı daveti üzerine geldim ama şu ana kadar konuya girilecek bir ortam yaratılamadı, beni hepiniz tanıyor ve hatta çalışmalarınızı gazeteme yazmam için bilgisayarıma mail bile atıyorsunuz ama içinizde gazeteme ziyaret amacı ile geleniniz var mı, gazetemin nerede olduğunu bilen var mı.?” Diye sorduğum zaman, bir allahın kulu çıkıp da, “Ben geldim Mesut abi, gazetenizin yerini de biliyorum” diyemedi. Bu kişiler seçilmeden önce herkese saygılıdırlar ama seçildikleri zaman, DAĞLARI BEN YARATTIM derler. Bir anda soğuk bir hava esti ama bu havanın böyle esmesini ben istememiştim, isteyen ve hak edenler estirdiler.

Ben bu gerçekten sonra herkese başarılar dileyerek oradan ayrıldım.

Ertesi gün gazetemde, bu olayı çarpıtmadan halk destekli güzelce işleyerek, okurlarımı bazı konumlardan haberdar etmek istedim.

Köşe yazımı okuyan çok kişiler aradı ve kendi düşüncelerine tercüman olduğumu söylediler.

İşin beni mutlu eden tarafı ise, toplantılarına katıldığım ve soğuk duş ile kendilerine gelmelerini sebep olduğum Vekillerimizin ve aday adaylarımızın, İl Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile beni gazetemde ziyarete gelmeleriydi.

Haliyle mutlu oldum ve gazetemizde görevli her kişi misafirlerimizi yapılması gerektiği şekilde yaptılar ve ikramlarda bulundular.

Benim burada, vurgulamak istediğim acı ama gerçek olan konu, kişilerin nerede olursa olsun görev yaptıkları yerlerde, “Mahkeme kadının mülkü değildir” misali devamlılık sağlayamayacakları ve bir gün halkın içine geri döndükleri zaman itibarlarını devam ettirebilmeleri yönündedir.

Makam koltuklarında otururlarken, komplekse giren kişilerin, koltuk savaşını kaybettiklerinde ne durumlara düştüklerini görüyoruz. Bazılarının yüzüne bakılmazken, İtibarlarına itibar katan, her zaman aranan bütünlüğümüzü sağlayan Vekillerimiz, Belediye Başkanlarımızve Belediye meclis üyelerimiz devar.

İnşallah bu yazımız, adaylıklarını açıklayacak bütün kişilerin kulaklarına küpe olur da, bazılarının yaptıkları hataları yapmazlar ve halkın içinden birileri olurlar.

Ünlü Çin Filozofo Konfüçyüs, ARAYIN Kİ, ARANAN KİŞİ OLUN diye ne güzel söylemiş değil mi.?

Dip Not: Bu yazının şahsımla hiçbir şekilde ilgisi yoktur. Geneli kapsamaktadır.

 
Etiketler: Rüyadan, Uyanın, Beyler,
Yorumlar
Haber Yazılımı