Yaşanan Bu Acıyı Unutmayacağız, Unutturmayacağız

Asayiş (Antalya Haber Takip ) - Antalya Haber Takip | 06.02.2024 - 20:55, Güncelleme: 06.02.2024 - 20:55 2318 kez okundu.
 

Yaşanan Bu Acıyı Unutmayacağız, Unutturmayacağız

6 Şubat 2023 gecesi saat 4:17’de merkezi üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ilimizin etkilendiği depremler ve sonrasında 35 binden fazla bina yıkıldı, 300 bine yakını da ağır hasar aldı,
antalyahabertakip.com - 200 bine yakın kredi kartı ve 300 bin civarında GSM numarası bir daha kullanılamadı.1.5 milyon insan evsiz kaldı, 119 avukat ve stajyer avukat meslektaşımız ve resmî rakamlara göre 53.370 kişi hayatını kaybetti. Ülkemizde 1939 tarihinde Erzincan’da oluşan çok şiddetli yer sarsıntısı yaşanmıştı. Yüzey dalgası büyüklüğü 7,9 richter ölçeği'ne göre büyüklüğü 7,2 olan ve 52 saniye süren deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 100.000 kişi de yaralanmıştı. Oluşan deprem neticesinde 116.720 bina yıkılmış, dünyanın büyük depremleri arasında sayılan bu deprem Türkiye'nin en ciddi deprem felaketlerinden birisi olarak tarihe geçmişti. Siyasi parti ayırt etmeksizin iktidarda bulunanların “tekrarı olmaz” diyerek önlem almadığını ve bu yönde düzenleme yapmadığını, yaşadığımız süreç bize açıkça göstermektedir. Oysa ki bu coğrafyada benzer şekilde depremlerin olabileceği uzun yıllardır bilinmekte, uzmanlar bu konuda defalarca uyarıda bulunmaktadır. Bu gerçek bu kadar gözümüzün önündeyken bu konuda hiçbir önlem alınmaması vatandaş olarak bizlerin kaderimize terk edildiğimizin bir göstergesidir. Geçtiğimiz yıl yaşanan yıkıma sebep olanlar tam anlamıyla yargılamaya tâbi tutulmamış, sorumlular aradan 1 yıl geçmesine rağmen henüz adalet karşısında tam olarak hesap vermemişlerdir. Depremden hemen sonra toplumun öfkesini azaltmak amaçlı bir kaç binanın müteahhidi tutuklanmıştır. Ancak bir yapıda iskan izni alınabilmesi için en az 23 imza gerekmektedir. Müteahhit, yapıda oturma izni alınabilmesi prosedürüne etkisi olanlardan yalnızca birisidir. Yapı denetim sorumlularından, belediye yetkililerine ve ilgili bakanlık görevlilerine kadar; tüm sorumluların her bina açısından tek tek incelenmesi gerekir ki soruşturma ancak bu şekilde etkin ve doğru bir biçimde yürütülebilsin. Bu kusurlu yapıların altında imzası olan herkes makam, mevki ve pozisyon ayrımı yapılmaksızın yargılanmalıdır. Ayrıca Avukatlar olarak bizler, geç gelen adaletin adalet olmadığını vekil sıfatı ile katıldığımız binlerce yargılama ile tecrübe ettik. Bir an önce deprem nedeniyle kaybettiğimiz canların , yıkılan yuvaların, evsiz yurtsuz kalan binlerce vatandaşımızın hesabının yargı önünde sorulmasını gerekmektedir. Birçok vatandaşımız 1 yıldır yurtlarından uzakta zor şartlarda yaşam mücadelesi vermektedir. Depremden etkilenen vatandaşlarımızın yaşama hakkını sağlamak ve korumak bakımından devletin pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu noktada devlete düşen görev vatandaşlarımızın deprem öncesindeki yaşam standardına tekrar kavuşturmaktır. Yaşam hakkının gereği olarak güvenli ve adil bir şekilde yaşamak ve tabi ki herkes için adalet istiyoruz. Bugün birlikte olduğumuz Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte; yitirdiğimiz vatandaşlarımızın ve meslektaşlarımızın ailelerine, yakınlarına başsağlığı diliyor ve adalet arayışında olan deprem mağdurlarının bu mücadelelerinde her zaman yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. YAŞANAN BU ACIYI UNUTMAYACAĞIZ , UNUTTURMAYACAĞIZ
6 Şubat 2023 gecesi saat 4:17’de merkezi üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ilimizin etkilendiği depremler ve sonrasında 35 binden fazla bina yıkıldı, 300 bine yakını da ağır hasar aldı,

antalyahabertakip.com - 200 bine yakın kredi kartı ve 300 bin civarında GSM numarası bir daha kullanılamadı.1.5 milyon insan evsiz kaldı, 119 avukat ve stajyer avukat meslektaşımız ve resmî rakamlara göre 53.370 kişi hayatını kaybetti.

Ülkemizde 1939 tarihinde Erzincan’da oluşan çok şiddetli yer sarsıntısı yaşanmıştı. Yüzey dalgası büyüklüğü 7,9 richter ölçeği'ne göre büyüklüğü 7,2 olan ve 52 saniye süren deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 100.000 kişi de yaralanmıştı. Oluşan deprem neticesinde 116.720 bina yıkılmış, dünyanın büyük depremleri arasında sayılan bu deprem Türkiye'nin en ciddi deprem felaketlerinden birisi olarak tarihe geçmişti.

Siyasi parti ayırt etmeksizin iktidarda bulunanların “tekrarı olmaz” diyerek önlem almadığını ve bu yönde düzenleme yapmadığını, yaşadığımız süreç bize açıkça göstermektedir. Oysa ki bu coğrafyada benzer şekilde depremlerin olabileceği uzun yıllardır bilinmekte, uzmanlar bu konuda defalarca uyarıda bulunmaktadır. Bu gerçek bu kadar gözümüzün önündeyken bu konuda hiçbir önlem alınmaması vatandaş olarak bizlerin kaderimize terk edildiğimizin bir göstergesidir.

Geçtiğimiz yıl yaşanan yıkıma sebep olanlar tam anlamıyla yargılamaya tâbi tutulmamış, sorumlular aradan 1 yıl geçmesine rağmen henüz adalet karşısında tam olarak hesap vermemişlerdir. Depremden hemen sonra toplumun öfkesini azaltmak amaçlı bir kaç binanın müteahhidi tutuklanmıştır. Ancak bir yapıda iskan izni alınabilmesi için en az 23 imza gerekmektedir. Müteahhit, yapıda oturma izni alınabilmesi prosedürüne etkisi olanlardan yalnızca birisidir. Yapı denetim sorumlularından, belediye yetkililerine ve ilgili bakanlık görevlilerine kadar; tüm sorumluların her bina açısından tek tek incelenmesi gerekir ki soruşturma ancak bu şekilde etkin ve doğru bir biçimde yürütülebilsin. Bu kusurlu yapıların altında imzası olan herkes makam, mevki ve pozisyon ayrımı yapılmaksızın yargılanmalıdır. Ayrıca Avukatlar olarak bizler, geç gelen adaletin adalet olmadığını vekil sıfatı ile katıldığımız binlerce yargılama ile tecrübe ettik. Bir an önce deprem nedeniyle kaybettiğimiz canların , yıkılan yuvaların, evsiz yurtsuz kalan binlerce vatandaşımızın hesabının yargı önünde sorulmasını gerekmektedir.

Birçok vatandaşımız 1 yıldır yurtlarından uzakta zor şartlarda yaşam mücadelesi vermektedir. Depremden etkilenen vatandaşlarımızın yaşama hakkını sağlamak ve korumak bakımından devletin pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu noktada devlete düşen görev vatandaşlarımızın deprem öncesindeki yaşam standardına tekrar kavuşturmaktır. Yaşam hakkının gereği olarak güvenli ve adil bir şekilde yaşamak ve tabi ki herkes için adalet istiyoruz.

Bugün birlikte olduğumuz Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte; yitirdiğimiz vatandaşlarımızın ve meslektaşlarımızın ailelerine, yakınlarına başsağlığı diliyor ve adalet arayışında olan deprem mağdurlarının bu mücadelelerinde her zaman yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

YAŞANAN BU ACIYI UNUTMAYACAĞIZ , UNUTTURMAYACAĞIZ

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.