6 Şubat 2023 Depreminin 2. Yılında Anmalar Ve Düşündürdükleri

Asayiş (Antalya Haber Takip ) - Antalya Haber Takip | 11.02.2025 - 16:23, Güncelleme: 11.02.2025 - 16:23 5988+ kez okundu.
 

6 Şubat 2023 Depreminin 2. Yılında Anmalar Ve Düşündürdükleri

1999 öncesi 4. Derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 sonrası 2. Derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır.
antalyahabertakip.com - 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğünde Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini de kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma ve can kayıplarına neden olan depremle ilgili gerekli anmalar, kurum ve kuruluşlarca yapıldı. Kentimizde de gerekli anmalar, açıklamalar, bilimsel görüşler basına ve kamuoyuna yapılmıştır. Ancak ilgili kurumlarca kentimizde yapılan çalışmalarla ilgili gerekli bilgilendirmeler yine yapılmamıştır. Şubemiz daha önce AFAD ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile bilgi edinme talebini tekrarlarken daha önceki beklentilerini bir kez daha anımsatmakta yarar görmektedir. Ülkemiz bu anmalarda yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, deprem sonrası depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları 2. yılda tekrar akıllara gelmiştir 1999 öncesi 4. Derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 sonrası 2. Derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır. Batı ilçeleri 1. Derece deprem bölgesi, doğu ilçeleri ise 3. ve 4. Derece deprem bölgesi kapsamında kalmaktadır. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası yenilenmiş ve deprem bölgesi kavramı ortadan kaldırılmıştır. Antalya ilinde Türkiye Diri Fay ve AFAD verilerine göre Kale ve Kekova olmak üzere 2 fay sistemi mevcuttur. Ayrıca Helenik-Kıbrıs Yay Sistemi ve Burdur Fay Zonu, Antalya’da etkili olabilecek deprem tehditleridir: Bazı bilim insanlarınca Antalya sınırları içerisinde aktif fay hatlarının potansiyelinin azımsanmayacak kadar yüksek olduğu açıklamaları vardır. Antalya yapı stokuna dair veri olmaması, 1999 yılı ve öncesi riskli olduğu öngörülen yapılaşmanın yoğunluğu, İmar planlarına uygun olmayan yapılar, Acil durumlarda ana arterlerde trafik düzeni olmaması, Antalya genelinde deprem riskli alanlar için herhangi bir çalışma olmaması, Afet Toplanma Alanları konusunda halkın yeterince bilgilendirilmemesi, Belirlenen Afet Toplanma Alanlarının kullanımını engelleyecek yapılaşma ve çalışmalar, Gibi etkenler Antalya için var olan deprem tehdidinin boyutunu arttırmaktadır. Kahramanmaraş depreminde son yaşananlara geldiğimizde; yaşanan depremin felaketinden 2 yıl geçmiş olmasına karşın, hala yaraların tam anlamıyla sarılamadığı, Mimarlar Odası’nın yaptığı incelemelerden de anlaşılmaktadır. Yine bilimsellikten uzak, uzmanların, Sivil Toplum Örgütlerinin, Odaların ve halkın görüşlerinin yeterince alınmadığı, doğru planlamalara yeterince uymayan yapılaşmaya gidildiği gözlenmiştir. Özellikle 2 yıldır yapılan çalışmaların Hatay’ın 3 büyük dinin buluşma noktası ve hoşgörü, birlik, beraberlik simgesi olma özelliğini kaybetmeye başladığı izlenimini üzülerek edindiğimizi belirtmek isteriz. Geçen süreçte kentimizde deprem ve afetler ile ilgili ilçe belediyelerinin parçacıl ve olumlu çalışmaları başlatmasına karşın kentimizde yapılan en önemli çalışma, 2021 yılında Sayın Valimiz başkanlığında hazırlanan AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan Antalya İl Afet Riski Azaltama planıdır. Bu planda; belediyelere ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına görevler düşmektedir. Bu görevlerin 2022 yılı sonunda bitirilmiş olması gerekenlerinin yanı sıra 2023 ve 2024 yıllarında yapılması gerekenler de vardır. AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, bu güne kadar bu planla ilgili yapılan çalışmaları halkımızı aydınlatacak şekilde 2. yılda da açıklanması beklentilerimizin yanıt bulmadığını belirtmek zorundayız. Yine Belediyelerde bu görevlerden hangilerini yerine getirdiklerini ve yine bu görevlerden hangilerinde hangi çalışmayı yaptıklarını kamuoyuna ve halkımıza açıklamalıdırlar. Bazı belediyelerce hızlı tarama olarak adlandırılan bir yöntem uygulanmaktadır. Hızlı tarama yöntemi, riskli yapıların tespit edilme yöntemi değildir. Bundan önceki adımdır. Bu nedenle binayı direk riskli yapı olarak kodlandırmamaktadır. Vatandaşlar açısından fikir veren, öğüt veren ve bundan sonraki aşamayı hem belediyelere, hem vatandaşlara yol gösteren bir haritayı önüne koyan bir yöntemdir. Yine bazı belediyeler bu çalışma sırasında bazı binaların hiç deprem olmasa da yıkılabileceğini tespit etmiştir. Kentimizde de böyle binaların olabileceği açıktır. O nedenle hiç olmazsa ilk etapta bu binaların tespit edilmesi kentimiz açısından önemlidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi başlattığı deprem master planı çalışmasını, bir an önce sakınım planı çalışmasına çevirmeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu gibi Doğal Afetler Bilim Kurulu oluşturmalı, bu bilim kurulu sonrası çalışmalar hızlandırılmalıdır. Sakınım planı ile ilgili yapılacak çalışmaların her aşamasında, bu bilim kurulu görüşleri alınmalı ve çalışmalar sürdürülmelidir. Büyükşehir Belediyesi ile ilgili önerilerimiz hayata geçirilebilirse, bu Antalya Büyükşehir Belediyesinin doğal afetler konusunda kente hakim olduğu anlamına gelecektir. Diğer yandan, Büyükşehir Belediyesince yapılabilecek hızlı tarama sistemi uygulamalarında, deprem olmasa da riskli görülen veya acil olarak yenilenmesi veya güçlendirilmesi gereken yapılarla ilgili, halkın maddi durumu yeterli olmayanları için yöntemler geliştirmelidir. Bu konularda uluslararası ve ulusal uzmanların, Odaların ve ilgili çevrelerin görüşlerine de başvurulmalıdır. Ve hatta deprem sonrası düzenlenen yardım kampanyaları doğal olarak çok önemlidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi, ülkemize de örnek olacak şekilde deprem olmadan maddi sıkıntısı olan halkımıza yardımcı olmak üzere ulusal ve uluslararası yardım kampanyaları düzenleyebilir. Tarihi ve doğal zenginlikleri ile dünya için önemli olan kentimize, bu konuda ciddi yardımlar ulaşabileceğini düşünüyoruz Sayın Valimizin kentimizle ilgili birçok konuda gösterdiği hassasiyeti Antalya ili Afet Riski Azaltma Planını denetlediğinden de kuşkumuz bulunmamaktadır. Açıklamalarla ilgili de kamuoyunun bilgilendirileceğini düşünüyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de Şubat 2023 depreminden sonra hangi çalışmaları yaptığı ve meslek odaları ve ilgililerin bu çalışmalarla ilgili yapması gerekenler hakkında kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirtiyoruz.
1999 öncesi 4. Derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 sonrası 2. Derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır.

antalyahabertakip.com - 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğünde Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini de kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma ve can kayıplarına neden olan depremle ilgili gerekli anmalar, kurum ve kuruluşlarca yapıldı. Kentimizde de gerekli anmalar, açıklamalar, bilimsel görüşler basına ve kamuoyuna yapılmıştır. Ancak ilgili kurumlarca kentimizde yapılan çalışmalarla ilgili gerekli bilgilendirmeler yine yapılmamıştır. Şubemiz daha önce AFAD ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile bilgi edinme talebini tekrarlarken daha önceki beklentilerini bir kez daha anımsatmakta yarar görmektedir.

Ülkemiz bu anmalarda yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, deprem sonrası depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları 2. yılda tekrar akıllara gelmiştir

1999 öncesi 4. Derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 sonrası 2. Derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır. Batı ilçeleri 1. Derece deprem bölgesi, doğu ilçeleri ise 3. ve 4. Derece deprem bölgesi kapsamında kalmaktadır. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası yenilenmiş ve deprem bölgesi kavramı ortadan kaldırılmıştır. Antalya ilinde Türkiye Diri Fay ve AFAD verilerine göre Kale ve Kekova olmak üzere 2 fay sistemi mevcuttur. Ayrıca Helenik-Kıbrıs Yay Sistemi ve Burdur Fay Zonu, Antalya’da etkili olabilecek deprem tehditleridir:

Bazı bilim insanlarınca Antalya sınırları içerisinde aktif fay hatlarının potansiyelinin azımsanmayacak kadar yüksek olduğu açıklamaları vardır.

  • Antalya yapı stokuna dair veri olmaması,
  • 1999 yılı ve öncesi riskli olduğu öngörülen yapılaşmanın yoğunluğu,
  • İmar planlarına uygun olmayan yapılar,
  • Acil durumlarda ana arterlerde trafik düzeni olmaması,
  • Antalya genelinde deprem riskli alanlar için herhangi bir çalışma olmaması,
  • Afet Toplanma Alanları konusunda halkın yeterince bilgilendirilmemesi,
  • Belirlenen Afet Toplanma Alanlarının kullanımını engelleyecek yapılaşma ve çalışmalar,

Gibi etkenler Antalya için var olan deprem tehdidinin boyutunu arttırmaktadır.

Kahramanmaraş depreminde son yaşananlara geldiğimizde; yaşanan depremin felaketinden 2 yıl geçmiş olmasına karşın, hala yaraların tam anlamıyla sarılamadığı, Mimarlar Odası’nın yaptığı incelemelerden de anlaşılmaktadır. Yine bilimsellikten uzak, uzmanların, Sivil Toplum Örgütlerinin, Odaların ve halkın görüşlerinin yeterince alınmadığı, doğru planlamalara yeterince uymayan yapılaşmaya gidildiği gözlenmiştir.

Özellikle 2 yıldır yapılan çalışmaların Hatay’ın 3 büyük dinin buluşma noktası ve hoşgörü, birlik, beraberlik simgesi olma özelliğini kaybetmeye başladığı izlenimini üzülerek edindiğimizi belirtmek isteriz.

Geçen süreçte kentimizde deprem ve afetler ile ilgili ilçe belediyelerinin parçacıl ve olumlu çalışmaları başlatmasına karşın kentimizde yapılan en önemli çalışma, 2021 yılında Sayın Valimiz başkanlığında hazırlanan AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan Antalya İl Afet Riski Azaltama planıdır. Bu planda; belediyelere ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına görevler düşmektedir. Bu görevlerin 2022 yılı sonunda bitirilmiş olması gerekenlerinin yanı sıra 2023 ve 2024 yıllarında yapılması gerekenler de vardır. AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, bu güne kadar bu planla ilgili yapılan çalışmaları halkımızı aydınlatacak şekilde 2. yılda da açıklanması beklentilerimizin yanıt bulmadığını belirtmek zorundayız. Yine Belediyelerde bu görevlerden hangilerini yerine getirdiklerini ve yine bu görevlerden hangilerinde hangi çalışmayı yaptıklarını kamuoyuna ve halkımıza açıklamalıdırlar.

Bazı belediyelerce hızlı tarama olarak adlandırılan bir yöntem uygulanmaktadır. Hızlı tarama yöntemi, riskli yapıların tespit edilme yöntemi değildir. Bundan önceki adımdır. Bu nedenle binayı direk riskli yapı olarak kodlandırmamaktadır. Vatandaşlar açısından fikir veren, öğüt veren ve bundan sonraki aşamayı hem belediyelere, hem vatandaşlara yol gösteren bir haritayı önüne koyan bir yöntemdir.

Yine bazı belediyeler bu çalışma sırasında bazı binaların hiç deprem olmasa da yıkılabileceğini tespit etmiştir. Kentimizde de böyle binaların olabileceği açıktır. O nedenle hiç olmazsa ilk etapta bu binaların tespit edilmesi kentimiz açısından önemlidir.

Antalya Büyükşehir Belediyesi başlattığı deprem master planı çalışmasını, bir an önce sakınım planı çalışmasına çevirmeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu gibi Doğal Afetler Bilim Kurulu oluşturmalı, bu bilim kurulu sonrası çalışmalar hızlandırılmalıdır. Sakınım planı ile ilgili yapılacak çalışmaların her aşamasında, bu bilim kurulu görüşleri alınmalı ve çalışmalar sürdürülmelidir. Büyükşehir Belediyesi ile ilgili önerilerimiz hayata geçirilebilirse, bu Antalya Büyükşehir Belediyesinin doğal afetler konusunda kente hakim olduğu anlamına gelecektir. Diğer yandan, Büyükşehir Belediyesince yapılabilecek hızlı tarama sistemi uygulamalarında, deprem olmasa da riskli görülen veya acil olarak yenilenmesi veya güçlendirilmesi gereken yapılarla ilgili, halkın maddi durumu yeterli olmayanları için yöntemler geliştirmelidir. Bu konularda uluslararası ve ulusal uzmanların, Odaların ve ilgili çevrelerin görüşlerine de başvurulmalıdır. Ve hatta deprem sonrası düzenlenen yardım kampanyaları doğal olarak çok önemlidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi, ülkemize de örnek olacak şekilde deprem olmadan maddi sıkıntısı olan halkımıza yardımcı olmak üzere ulusal ve uluslararası yardım kampanyaları düzenleyebilir. Tarihi ve doğal zenginlikleri ile dünya için önemli olan kentimize, bu konuda ciddi yardımlar ulaşabileceğini düşünüyoruz

Sayın Valimizin kentimizle ilgili birçok konuda gösterdiği hassasiyeti Antalya ili Afet Riski Azaltma Planını denetlediğinden de kuşkumuz bulunmamaktadır. Açıklamalarla ilgili de kamuoyunun bilgilendirileceğini düşünüyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de Şubat 2023 depreminden sonra hangi çalışmaları yaptığı ve meslek odaları ve ilgililerin bu çalışmalarla ilgili yapması gerekenler hakkında kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirtiyoruz.

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.