Kadınların Yaşam Hakkını Korumayan Devlet, Saliha Ozan’ın Katledilmesinde Suçun Ortağı Oldu!

Asayiş (Antalya Haber Takip ) - Antalya Haber Takip | 06.08.2025 - 21:35, Güncelleme: 06.08.2025 - 21:35 6694+ kez okundu.
 

Kadınların Yaşam Hakkını Korumayan Devlet, Saliha Ozan’ın Katledilmesinde Suçun Ortağı Oldu!

06 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görevli kamu emekçisi Saliha Ozan, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 37 yerinden bıçaklanarak vahşice katledildi.
antalyahabertakip.com - Yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini ne yazık ki kaybetti. Üstelik Saliha’nın hakkında uzaklaştırma kararı da bulunuyordu. Büro-İş Sendikası Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, yaptığı açıklamada yaşanan bu korkunç cinayet karşısında devleti açıkça suçladı. “Kadınların yaşam hakkını korumayan devlet, bugün bir kadının daha katledilmesinde suçun ortağı oldu” diyen Hamzaçebi, Saliha Ozan’ın sadece bir kamu çalışanı değil, aynı zamanda iki çocuk annesi, emekçi bir kadın olduğunu vurguladı. “Saliha'nın Yokluğu Bu Sistemin Kara Lekesidir” Hamzaçebi açıklamasında, bu cinayetin yalnızca bireysel bir şiddet vakası olmadığını, Türkiye’de yıllardır sistematik olarak süregelen kadın kırımının yeni bir halkası olduğunu söyledi. “Bu olay ne bir aile içi mesele ne de bir cinnet. Bu sistematik bir kadın kırımıdır” dedi. Türkiye’nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle birlikte, kadınların şiddetten korunmasının zayıflatıldığına dikkat çeken Büro-İş Sendikası Başkanı, “Saliha’nın, Ayşe’nin ve bugüne kadar katledilen binlerce kadının katili aynıdır. Bu kararlar kadınların yaşam güvencesini ellerinden almıştır” ifadelerini kullandı. “İstanbul Sözleşmesi Uygulansaydı, Saliha Yaşıyor Olabilirdi” Kadınların yaşam hakkının her şeyin önünde olduğunu vurgulayan sendika, İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin bir biçimde uygulanması gerektiğini belirtti. Şiddet faillerine yönelik ceza indirimlerinin son bulması, koruma tedbirlerinin hızlı ve caydırıcı şekilde devreye sokulması çağrısı yapıldı. Hamzaçebi sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Kadın cinayetleri politiktir. Kadınların yaşam hakkını yok sayan her siyaset suçtur. Kadınlar her gün sokakta, evde, işyerinde öldürülüyor. Bu cinayetlerin arkasında cezasızlık, görmezden gelme ve hukuki ihmaller yatıyor. Devlet artık bu kanlı döngüyü kırmalı.” “Artık Yeter: Bu Düzen Değişmeli!” Büro-İş Sendikası, başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kurumlarını kadın cinayetlerine karşı “sıfır tolerans” politikası uygulamaya, etkin soruşturma ve kovuşturma mekanizmalarını işletmeye ve önleyici tedbirleri hızla hayata geçirmeye davet etti. Topluma ve basına da seslenen sendika, Saliha Ozan’ın hatırası için susmama çağrısı yaptı: “Söz konusu yaşam hakkı olduğunda susmak da suçtur. Bu bir toplum krizidir. Kadınlar yalnız değildir! Saliha’nın hatırasını yaşatacağız, adalet yerini bulana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.” Son Söz: Bir Kadın Daha Eksilmeyecek! Saliha Ozan’ın ardından ailesine, çocuklarına, çalışma arkadaşlarına ve tüm kamuoyuna başsağlığı dileyen Büro-İş Sendikası, onun anısını yaşatma ve bir daha hiçbir kadının benzer bir kaderle karşılaşmaması için her alanda mücadele edeceğini duyurdu. Kadınlar ölmesin, adalet sağlansın, devlet korusun. Saliha Ozan'ın adı, bu karanlığa karşı verilen mücadelenin simgesi oldu.
06 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görevli kamu emekçisi Saliha Ozan, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 37 yerinden bıçaklanarak vahşice katledildi.

antalyahabertakip.com - Yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini ne yazık ki kaybetti. Üstelik Saliha’nın hakkında uzaklaştırma kararı da bulunuyordu.

Büro-İş Sendikası Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, yaptığı açıklamada yaşanan bu korkunç cinayet karşısında devleti açıkça suçladı. “Kadınların yaşam hakkını korumayan devlet, bugün bir kadının daha katledilmesinde suçun ortağı oldu” diyen Hamzaçebi, Saliha Ozan’ın sadece bir kamu çalışanı değil, aynı zamanda iki çocuk annesi, emekçi bir kadın olduğunu vurguladı.

“Saliha'nın Yokluğu Bu Sistemin Kara Lekesidir”

Hamzaçebi açıklamasında, bu cinayetin yalnızca bireysel bir şiddet vakası olmadığını, Türkiye’de yıllardır sistematik olarak süregelen kadın kırımının yeni bir halkası olduğunu söyledi. “Bu olay ne bir aile içi mesele ne de bir cinnet. Bu sistematik bir kadın kırımıdır” dedi.

Türkiye’nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle birlikte, kadınların şiddetten korunmasının zayıflatıldığına dikkat çeken Büro-İş Sendikası Başkanı, “Saliha’nın, Ayşe’nin ve bugüne kadar katledilen binlerce kadının katili aynıdır. Bu kararlar kadınların yaşam güvencesini ellerinden almıştır” ifadelerini kullandı.

“İstanbul Sözleşmesi Uygulansaydı, Saliha Yaşıyor Olabilirdi”

Kadınların yaşam hakkının her şeyin önünde olduğunu vurgulayan sendika, İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin bir biçimde uygulanması gerektiğini belirtti. Şiddet faillerine yönelik ceza indirimlerinin son bulması, koruma tedbirlerinin hızlı ve caydırıcı şekilde devreye sokulması çağrısı yapıldı.

Hamzaçebi sözlerine şu ifadelerle devam etti:

“Kadın cinayetleri politiktir. Kadınların yaşam hakkını yok sayan her siyaset suçtur. Kadınlar her gün sokakta, evde, işyerinde öldürülüyor. Bu cinayetlerin arkasında cezasızlık, görmezden gelme ve hukuki ihmaller yatıyor. Devlet artık bu kanlı döngüyü kırmalı.”

“Artık Yeter: Bu Düzen Değişmeli!”

Büro-İş Sendikası, başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kurumlarını kadın cinayetlerine karşı “sıfır tolerans” politikası uygulamaya, etkin soruşturma ve kovuşturma mekanizmalarını işletmeye ve önleyici tedbirleri hızla hayata geçirmeye davet etti.

Topluma ve basına da seslenen sendika, Saliha Ozan’ın hatırası için susmama çağrısı yaptı:

“Söz konusu yaşam hakkı olduğunda susmak da suçtur. Bu bir toplum krizidir. Kadınlar yalnız değildir! Saliha’nın hatırasını yaşatacağız, adalet yerini bulana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.”

Son Söz: Bir Kadın Daha Eksilmeyecek!

Saliha Ozan’ın ardından ailesine, çocuklarına, çalışma arkadaşlarına ve tüm kamuoyuna başsağlığı dileyen Büro-İş Sendikası, onun anısını yaşatma ve bir daha hiçbir kadının benzer bir kaderle karşılaşmaması için her alanda mücadele edeceğini duyurdu.

Kadınlar ölmesin, adalet sağlansın, devlet korusun. Saliha Ozan'ın adı, bu karanlığa karşı verilen mücadelenin simgesi oldu.

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.