Ümit Özdağ’dan Antalya’da Sert Çıkış
Ümit Özdağ’dan Antalya’da Sert Çıkış
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Antalya’da düzenlenen Millet Toplantısında yaptığı kapsamlı açıklamalarda bulundu.
antalyahabertakip.com - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Antalya’da düzenlenen Millet Toplantısında yaptığı kapsamlı açıklamalarla, terörle müzakere iddiaları, PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütüldüğü öne sürülen süreç, anayasa tartışmaları, güvenlik politikaları ve ekonomik tabloya ilişkin çok sert değerlendirmelerde bulundu. Özdağ’ın açıklamaları, toplantıyı izleyen basın mensupları ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
“ANTALYA’DAYIZ, TÜRK MİLLETİNE HESAP SORUYORUZ”
Konuşmasına Antalya programını anlatarak başlayan Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17–21 Aralık tarihleri arasında kentte çeşitli temaslarda bulunacağını belirtti. Büyükşehir Belediyesi ziyareti, Manavgat programı ve Zafer Akademisi bünyesinde düzenlenen gençlik eğitim programına katılımını hatırlatan Özdağ, “Biz bu toplantıları Türk milletine hesap vermek ve millet adına hesap sormak için yapıyoruz” dedi.
“ÖCALAN’A UMUT HAKKI VE MECLİS DAVETİ UNUTULMADI”
Özdağ, 22 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için “umut hakkı” talep etmesini ve onu TBMM’ye davet eden çıkışını hatırlatarak, bu açıklamaların terörle müzakerenin ikinci aşamasının başlangıcı olduğunu savundu.
“Başlangıçta ne dediler? ‘Bu bir al-ver süreci olmayacak, pazarlık yapılmayacak, terörle müzakere edilmeyecek.’ Peki bugün neredeyiz?” diye soran Özdağ, aradan geçen yaklaşık 14 ayda gelinen noktada İmralı’ya milletvekillerinin gönderildiğini, bunun PKK ve siyasi uzantıları tarafından “tarihi eşik” olarak sunulduğunu vurguladı.
“HALKTAN NELER GİZLENİYOR?”
İmralı görüşmelerine ilişkin kamuoyuna yalnızca 4 sayfalık bir özet sunulduğunu hatırlatan Özdağ, asıl tutanakların 62 sayfa olduğu iddialarını gündeme taşıdı. “Madem hayırlı bir iş yapıyorsunuz, neden Türk milletinden gizliyorsunuz?” diyen Özdağ, şu soruları art arda sıraladı:
- Öcalan, Anayasa’nın 66. maddesinin değiştirilmesini ve Türklük tanımının çıkarılmasını istedi mi?
- Kürtçenin ikinci resmi dil olması talep edildi mi?
- Ana dilde eğitim ve etnik temelli bölgesel düzenlemeler masada mı?
- Gabar petrolü ve bölgesel enerji gelirlerinden pay istendi mi?
- YPG/SDG’nin silah bırakmayacağı, sadece isim değiştirerek “polis gücü”ne dönüşeceği konuşuldu mu?
“Türk milletinden neyi gizliyorsunuz?” sorusunu yineleyen Özdağ, sürecin şeffaflıktan tamamen uzak yürütüldüğünü savundu.
“BU BİR AL-VER SÜRECİDİR”
Prof. Dr. Ümit Özdağ, PKK ve siyasi uzantılarının taleplerinin, terörle müzakerenin açık bir pazarlığa dönüştüğünü gösterdiğini söyledi. DEM Parti’nin Meclis’e sunduğu 99 sayfalık raporu hatırlatan Özdağ, raporda Anayasa’nın 66. maddesinin kaldırılması, çok dilli eğitime geçilmesi, yerel yönetimlere siyasi yetkiler verilmesi ve Öcalan dâhil terör örgütü mensuplarına af taleplerinin yer aldığını belirtti.
“Bu talepler Atatürk Cumhuriyeti’nin tasfiyesi, üniter devletin dağıtılması ve çok etnisiteli, zayıf bir yapının Türk milletine dayatılması anlamına gelir” diyen Özdağ, bu talepleri “Türkiye Cumhuriyeti’ne açık saldırı ve savaş ilanı” olarak niteledi.
“PKK BU CESARETİ KİMDEN ALIYOR?”
Özdağ, PKK’nın kendisini adeta galip gelmiş gibi konumlandırarak talepler sıralamasını eleştirerek, “PKK bu küstahlığı kimden cesaret alarak yapıyor?” diye sordu. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “PKK silahla alamadığını siyasetle almak istiyor” sözlerini hatırlatan Özdağ, gelinen aşamanın devlet aklıyla bağdaşmadığını ifade etti.
YPG/SDG VE SURİYE UYARISI
Suriye’deki YPG/SDG yapılanmasına da değinen Özdağ, bu yapının silah bırakmadan sisteme entegre edilmesinin bir “taktik tuzak” olduğunu söyledi. “YPG/SDG’ye karşı müzakere değil, askeri seçenek masaya alınmalıdır” diyen Özdağ, Türkiye’nin güney sınırında yeni bir fiili duruma izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
DIŞ POLİTİKA, SINIR GÜVENLİĞİ VE İHA SKANDALI
Konuşmasında Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı adımları da sert sözlerle eleştiren Özdağ, Türkiye’nin dış politikada caydırıcılığını kaybettiğini savundu. Karadeniz’den gelen ve Ankara’ya kadar sokulan kimliği belirsiz İHA olayını “affedilemez bir güvenlik skandalı” olarak tanımlayan Özdağ, Milli Savunma Bakanlığı’na sert sorular yöneltti.
İSTANBUL DEPREMİ VE SANAYİ UYARISI
İstanbul depremine ilişkin hazırlıkların yetersiz olduğunu belirten Özdağ, Marmara’da yoğunlaşan sanayi tesislerinin büyük bir milli güvenlik riski oluşturduğunu söyledi. Zafer Partisi’nin **“4 Deniz 4 Bölge Projesi”**ni hatırlatan Özdağ, sanayinin Anadolu’ya planlı şekilde dağıtılması gerektiğini vurguladı ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulması çağrısını yineledi.
EKONOMİ: “TÜRKİYE BORÇ BATIĞINDA”
Ekonomiye ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Özdağ, 43,3 milyon kişinin kredi kartı borçlusu olduğunu, toplam borcun 5,4 trilyon TL’ye ulaştığını söyledi. “Bu ülkede doğan her bebek bile borçlu doğuyor” diyen Özdağ, asgari ücretin en az 45 bin TL olması gerektiğini, en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olamayacağını ifade etti.
“ANLAŞMA ZATEN YAPILDI” İDDİASI
Toplantı sonunda gelen bir soru üzerine Prof. Dr. Ümit Özdağ, terörle müzakere sürecine ilişkin en dikkat çekici iddiasını dile getirdi:
“Bu süreci planlayanlar PKK ve Öcalan’la talepler konusunda zaten anlaşmıştır. Mesele anlaşma yapmak değil, yapılan anlaşmayı Türk milletine adım adım kabul ettirmektir. Anlaşma, Bahçeli’nin ‘her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez’ dediği gün yapılmıştır.”
Özdağ, Zafer Partisi olarak bu sürece karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
