Ali TONGÜLÜS
Köşe Yazarı
Ali TONGÜLÜS
 

‘Her Şeye Rağmen CHP’ Mi?

Genellikle sosyal medya (Instagram) üzerinden anket yapan ‘ALF (Alfa) Araştırma’nın Mayıs 2026 için yaptığı araştırmaya göre.. Son 1 yıldır CHP’li birçok belediye başkanının yolsuzluk, arsızlık, rüşvet hatta taciz-tecavüzleriyle ortaya çıkan tabloya rağmen; 1- CHP’nin oylarını arttırdığı.. Çevremizdeki kan gölüne karşı “milli” bir savunma sanayi gerçekleştirerek dünyaya korku salmasına ve Türkiye’yi hizmetleriyle çağdaş bir hale getirmesine rağmen; 2- Ak Parti’nin kan kaybettiği.. Ortaya çıkmış.. … ALF’in yayınladığı Türkiye haritasında, CHP’nin önde çıktığı iller neredeyse yüzde 60’ı bulmuş durumda.. Yani.. Bu pazar seçim olsa, CHP en az yüzde 60-65’le iktidara gelir gibi görünüyor.. … Antalya’da da durum farklı değil.. Yine ALF’e göre; CHP yüzde 41.30 ile kentte birinci parti konumunu korurken, AK Parti yüzde 26.76 ile ikinci sırada.. … Bu araştırma sonuçlarını gören CHP’liler, “yok yahu, bu kadar da olmaz, olamaz” diye şaşkınlıklarını gizleyemiyor.. Ama CHP’li medya sevinç çığlıklarıyla, “Antalya’da halk her şeye rağmen CHP’yi bırakmıyor” diye başlık atıyor.. … Burada CHP’li medyanın “her şeye rağmen” ifadesine dikkat.. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve neredeyse üst düzey bütün bürokratları “rüşvet ve yolsuzluk, ölçüsüz zenginleşme, kayırma” gibi kamu kaynaklarını “şahsi çıkarları” için kullandıkları iddiasıyla yargılanıyor.. Bu arada; Manavgat davasında tutuklu Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara 46 yıl 10 ay hapis cezası alıyor, mahkeme çok sayıda belediye personeli ve iş insanına da rekor hapis cezaları veriyor.. Sosyal medyada yayılan rezalet görüntüleri ve iğrenç ilişkileri saymıyorum bile.. İşte bu, “her şeye rağmen” bunları ifade ediyor.. … “Her şeye rağmen” CHP’nin hala itibar görebiliyor olması.. “Her şeye rağmen” CHP’nin hala vıcık vıcık olmuş rezilliklerinin hoş görülüyor olması.. Ve (ankete göre) oylarının da artıyor olması.. Ancak, “Stockholm Sendromu” ile izah edilebilir.. Biliyorsunuz; Stockholm sendromu istismara, şiddete veya rehin alınmaya maruz kalan mağdurun, kendisine zarar veren kişiye karşı zamanla empati, sempati, güven ve duygusal bağlılık geliştirdiği psikolojik bir durum.. Bu, halk arasında "celladına aşık olmak" olarak da bilinir.. … Çok iyi biliyorum ki.. Kendi çevremde ve tanıdıklarımın çevresinde CHP’ye lanet okuyan, CHP’li yönetici ve belediye başkanlarının iğrençliklerini gördükten sonra bir CHP’li olarak insanların yüzüne bile bakamaz hale geldiğini söyleyen çok kişi var.. Ama, yine biliyorum ki.. Bu pazar seçim olsa, CHP’ gerçekten de yüzde 60 oy alır ve iktidara gelir.. … Çünkü, CHP’yi elinde tutan ve yönlendiren İngilizler ile onların Türkiye temsilcisi TÜSİAD Özgür Özel’e öyle güzel taktikler veriyor ve sosyal medyayı o kadar iyi kullanıyorlar ki.. Operasyonların siyasi, hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk ve iğrençliklerin de “yalan” olduğuna inandırıyor.. Ve halkı sürekli cebinden vuruyor.. Ak Parti hükümetinin yaptığı bütün hizmetleri, savunma sanayii ile ülke için yarattığı güveni, Türk’ün dünyada saygı gören bir millet haline getirilmiş olmasını ‘halkın geçimi” ile perdeliyor.. … Diyeceğim o ki.. Eğer Ak Parti de İngilizler ve TÜSİAD kadar halkı etkileyecek yollar bulmaz, bu “doymak bilmeyen” millete kendini anlatıp ikna edemez ise.. İlk seçimde işleri oldukça zor.. Sürekli “YALAN” söyleyen Özgür Özel’in, “biz iktidar oluyoruz” cümlesi gerçek olabilir.. Benden söylemesi..
Ekleme Tarihi: 15 Mayıs 2026 -Cuma

‘Her Şeye Rağmen CHP’ Mi?

Genellikle sosyal medya (Instagram) üzerinden anket yapan ‘ALF (Alfa) Araştırma’nın Mayıs 2026 için yaptığı araştırmaya göre..

Son 1 yıldır CHP’li birçok belediye başkanının yolsuzluk, arsızlık, rüşvet hatta taciz-tecavüzleriyle ortaya çıkan tabloya rağmen;

1- CHP’nin oylarını arttırdığı..

Çevremizdeki kan gölüne karşı “milli” bir savunma sanayi gerçekleştirerek dünyaya korku salmasına ve Türkiye’yi hizmetleriyle çağdaş bir hale getirmesine rağmen;

2- Ak Parti’nin kan kaybettiği..

Ortaya çıkmış..

ALF’in yayınladığı Türkiye haritasında, CHP’nin önde çıktığı iller neredeyse yüzde 60’ı bulmuş durumda..

Yani..

Bu pazar seçim olsa, CHP en az yüzde 60-65’le iktidara gelir gibi görünüyor..

Antalya’da da durum farklı değil..

Yine ALF’e göre; CHP yüzde 41.30 ile kentte birinci parti konumunu korurken, AK Parti yüzde 26.76 ile ikinci sırada..

Bu araştırma sonuçlarını gören CHP’liler, “yok yahu, bu kadar da olmaz, olamaz” diye şaşkınlıklarını gizleyemiyor..

Ama CHP’li medya sevinç çığlıklarıyla, “Antalya’da halk her şeye rağmen CHP’yi bırakmıyor” diye başlık atıyor..

Burada CHP’li medyanın “her şeye rağmen” ifadesine dikkat..

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve neredeyse üst düzey bütün bürokratları “rüşvet ve yolsuzluk, ölçüsüz zenginleşme, kayırma” gibi kamu kaynaklarını “şahsi çıkarları” için kullandıkları iddiasıyla yargılanıyor..

Bu arada; Manavgat davasında tutuklu Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara 46 yıl 10 ay hapis cezası alıyor, mahkeme çok sayıda belediye personeli ve iş insanına da rekor hapis cezaları veriyor..

Sosyal medyada yayılan rezalet görüntüleri ve iğrenç ilişkileri saymıyorum bile..

İşte bu, “her şeye rağmen” bunları ifade ediyor..

“Her şeye rağmen” CHP’nin hala itibar görebiliyor olması..

“Her şeye rağmen” CHP’nin hala vıcık vıcık olmuş rezilliklerinin hoş görülüyor olması..

Ve (ankete göre) oylarının da artıyor olması..

Ancak, “Stockholm Sendromu” ile izah edilebilir..

Biliyorsunuz;

Stockholm sendromu istismara, şiddete veya rehin alınmaya maruz kalan mağdurun, kendisine zarar veren kişiye karşı zamanla empati, sempati, güven ve duygusal bağlılık geliştirdiği psikolojik bir durum..

Bu, halk arasında "celladına aşık olmak" olarak da bilinir..

Çok iyi biliyorum ki..

Kendi çevremde ve tanıdıklarımın çevresinde CHP’ye lanet okuyan, CHP’li yönetici ve belediye başkanlarının iğrençliklerini gördükten sonra bir CHP’li olarak insanların yüzüne bile bakamaz hale geldiğini söyleyen çok kişi var..

Ama, yine biliyorum ki..

Bu pazar seçim olsa, CHP’ gerçekten de yüzde 60 oy alır ve iktidara gelir..

Çünkü, CHP’yi elinde tutan ve yönlendiren İngilizler ile onların Türkiye temsilcisi TÜSİAD Özgür Özel’e öyle güzel taktikler veriyor ve sosyal medyayı o kadar iyi kullanıyorlar ki..

Operasyonların siyasi, hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk ve iğrençliklerin de “yalan” olduğuna inandırıyor..

Ve halkı sürekli cebinden vuruyor..

Ak Parti hükümetinin yaptığı bütün hizmetleri, savunma sanayii ile ülke için yarattığı güveni, Türk’ün dünyada saygı gören bir millet haline getirilmiş olmasını ‘halkın geçimi” ile perdeliyor..

Diyeceğim o ki..

Eğer Ak Parti de İngilizler ve TÜSİAD kadar halkı etkileyecek yollar bulmaz, bu “doymak bilmeyen” millete kendini anlatıp ikna edemez ise..

İlk seçimde işleri oldukça zor..

Sürekli “YALAN” söyleyen Özgür Özel’in, “biz iktidar oluyoruz” cümlesi gerçek olabilir..

Benden söylemesi..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.