1995’ten bu yana Antalya’dayım..
Bugüne kadar ATSO seçimlerinin bir “Belediye Başkanlığı” seçimleri havasında yürütüldüğünü hiç görmedim..
Hangi bilboarda baksam, ATSO başkan adaylarından birinin afişine rastlıyorum..
…
ATSO Başkan adaylığı deyip geçmeyin..
70 bin civarında üyesi var..
Genellikle her aile 4 kişi olarak hesap edilir..
Buna göre, seçilen bir ATSO Başkanı 280 bin civarında bir nüfusun başkanı olacak..
Bu rakama ulaşamamış illerimiz oluğunu da düşünürsek, oldukça önemli bir sayı bu..
…
Bir ATSO üyesi, bir işyeri açarken ATSO’ya üyelik kaydı için 60-65 bin lira civarında ödeme yapıldığını söyledi..
65 bin aidat x 70 bin üye, ne eder hesaplayın..
Bitmedi..
Adres değişikliği veya buna benzer işlemler için yine ATSO’ya her biri için ayrı ayrı 4-6 bin lira civarında işlem ücreti ödüyor..
Özetle; ATSO Başkanı, oldukça yüklü bir bütçeyi de yönetiyor..
…
Toplantılar, yemekler, ulaşım, eşantiyonlar ve billboardlar derken, adaylar ceplerinden hatırı sayılır bir harcama yapıyor..
Ve günümüzde sürüp giden belediye baskınları da geliyor aklıma..
Ve ister istemez, “bu kadar masrafı niye yapıyorlar, bu kadar büyük bir çaba sadece hizmet için mi” demekten kendimi alamıyorum..
…
Hemen bütün adaylar, ATSO’yu kendisinin daha yöneteceğini iddia ediyor..
Üyelerinin haklarını en iyi kendilerinin koruyacağını öne sürüyor..
Ama, ATSO üyelerini dinlediğimde ATSO Başkanı’ndan ve ATSO’nun yönetim biçiminden hiç de memnun olmadıklarını duyuyorum..
“Abi, hangisi seçilirse seçilsin, ATSO’daki sistem böyle kaldıkça her şey yine aynı tas aynı hamam olarak devam eder gider” diyorlar..
Verdikleri örneklerden biri şu:
“Başkanlar kendi işyerlerine ATSO Başkanlık makam aracıyla geliyor”muş..
“Kendisi içerdeyken yazın klima serinletsin kışın da kalorifer ısıtsın diye şoför arabayı sürekli çalışır halde tutuyor”muş..
“Bunu gören üyeler, adaletli bir şekilde yönetildiğini düşünür mü”ymüş..
“En basiti bu, ötesini siz düşünün” diyorlar..
“Bu adaylar niye billboardlara kadar çıkıyor, sanırım anlamışsınızdır artık” diyorlar..
…
Merak ediyorum..
Başkan adayları, üyelerinin bu düşüncelerini gerçekten biliyor mu acaba?
Sabah akşam yaptıkları üye ziyaretlerinde bunlar konu ediliyor mu acaba?
…
Başkan adayları Hatice Öz, Berkay Bahar, Davut Çetin ve Reşat Güney’e “önemli bir hatırlatma” yapıp yazımı sonlandıracağım..
Söylemlerinizin bir çoğu, “belediye başkanı” ve merkezi hükümetin yapacaklarıyla ilgili..
Siz belediye Başkanı seçilmeyeceksiniz, Antalya’nın sanayi ve ticaret patronlarına “geçici bir süre için” Başkan seçileceksiniz..
Vaadlerinizi kendi alanınızla sınırlı tutmanızı öneririm..
Örneğin, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ile ortak çalışıp iyi bir “kent planlaması” yapabilir, bunu da Büyükşehir Belediyesi ile hayata geçirebilirsiniz..
Coşup da “Antalya’nın yoluyla, suyuyla, elektriğiyle” ilgili vaadlerde bulunduğunuzda üyeleriniz ağzının kenarıyla gülüyor size, bilesiniz..
Ticari olarak İrili-ufaklı üyeleriniz var..
Sadece “İRİ” olanlar üzerinden yürümeyin, “UFAK”ları da destekleyin bence..
…
Anlaşılmayan bir şey var mı?
