Taner ŞAHİN
Köşe Yazarı
Taner ŞAHİN
 

Antalya büyük şehir Belediyesinde Tasarruf Kime, Cömertlik Kime? Tasarruf Basına, Milyonlar Başka Yerlere!

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Tasarruf, Cömertlikler " hakkında Son günlerde kamuoyunda Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ASAT'ın Antalyaspor'a toplam 52 milyon TL'yi bulan destek sağladığına ilişkin haberler konuşuluyor. Öncelikle şunun altını kalın harflerle çizelim: Antalyaspor bu şehrin markasıdır. Desteklenmesini kimse eleştirmez. Başarılı olması hepimizin ortak arzusudur. Ancak mesele Antalyaspor değildir. Mesele, adaletli davranılıp davranılmadığıdır. Yıllardır Antalya'da yayın yapan onlarca yerel gazete, internet haber sitesi, televizyon ve basın emekçisi ekonomik darboğaz içinde ayakta kalmaya çalışıyor. Bugün birçok yerel medya kuruluşu bırakın yatırım yapmayı, personel maaşını ödeyebilmenin, elektrik faturasını yatırabilmenin, evine ekmek götürebilmenin mücadelesini veriyor. Ne zaman belediyelere reklam ve ilan desteği konusu açılsa önümüze aynı cümle konuluyor: "Tasarruf tedbirleri var." Peki soruyoruz... Tasarruf tedbirleri sadece yerel basın için mi geçerli? Reklam vermeye gelince "bütçe yok", "tasarruf var" deniliyor da milyonlarca liralık destekler gündeme geldiğinde bu tasarruf anlayışı neden ortadan kalkıyor? Yerel basının sormaya hakkı var. Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı her hizmeti, her açıklamayı, her etkinliği günlerce manşetlerine taşıyan yine Antalya'nın yerel basınıdır. Belediyenin sesini halka kim duyuruyor? Kuşlar mı? Hayır. Antalya'nın gece gündüz çalışan yerel gazetecileri... Yağmurda, sıcakta, yangında, afette, meclis toplantısında, açılışta, cenazede, festivalde objektifini ve kalemini taşıyan bu insanların emeği neden sürekli görmezden geliniyor? İşin daha düşündürücü tarafı ise Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde adeta günlük yayın yapan bir haber mekanizmasının bulunduğunun şehirde konuşuluyor olmasıdır. Belediye kendi haber ağını oluştururken, bağımsız yerel basına "tasarruf" gerekçesiyle sırt çevrilmesi, basının geleceği açısından ciddi bir çelişki olarak görülmektedir. Buradan bir çift söz de basın meslek örgütlerine... Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği ve basın adına konuşan tüm kuruluşlara sesleniyoruz. Yerel basının ekonomik sorunları konuşulurken neden aynı kararlılığı göremiyoruz? Basın emekçilerinin yaşadığı sıkıntılar için neden güçlü bir ortak ses yükselmiyor? Yoksa mücadele sadece 24 Temmuz'da düzenlenen programlarda boy göstermekten mi ibaret? Gazeteciler Günü, sadece kürsü konuşmalarıyla, birkaç hatıra fotoğrafıyla kutlanacak bir gün değildir. Gerçek dayanışma; yılın 365 günü basının yanında durabilmektir. Bugün Antalya'da birçok gazeteci ayakta kalma mücadelesi verirken, meslek örgütlerinin en önemli görevi sadece üyelerini değil, şehirdeki tüm basın emekçilerini kapsayan ortak bir duruş sergilemektir. Bir başka soru da Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetimine... Sayın Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Hm, Madem Antalyaspor için kaynak bulunabiliyor... Madem milyonlarca liralık destekler konuşulabiliyor... O halde Antalya basını için neden sürekli "tasarruf tedbirleri" cevabı veriliyor? 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nda, ayrım yapmadan Antalya'daki tüm basın mensuplarını kapsayan mütevazı bir buluşma düzenlemek gerçekten bu kadar mı zordu? Geçmiş dönemlerde Muhittin Böcek'in Gazeteciler Günü'nde farklı medya kuruluşlarını bir araya getiren organizasyonlar yaptığı biliniyor. Bugün ise yerel basının önemli bir bölümünün kendisini dışlanmış hissetmesi üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Basın, demokrasinin temel direklerinden biridir. Basını yalnız bırakırsanız, yarın sizi eleştirecek, sizi denetleyecek, halk adına soru soracak bağımsız sesleri de kaybedersiniz. Antalya'nın yerel medyası ayrıcalık istemiyor. Lütuf istemiyor. Hak ettiği değeri görmek istiyor. Eğer belediyenin imkânları bu kentin sporuna destek olabiliyorsa, aynı belediye bu kentin haber alma hakkını ayakta tutan yerel basını da görmezden gelmemelidir. Çünkü güçlü spor kulüpleri kadar güçlü yerel basın da güçlü şehirlerin vazgeçilmez unsurudur. Bugün sorulması gereken soru şudur: Tasarruf gerçekten herkes için mi uygulanıyor, yoksa sadece yerel basın söz konusu olduğunda mı hatırlanıyor?
Ekleme Tarihi: 17 Temmuz 2026 -Cuma

Antalya büyük şehir Belediyesinde Tasarruf Kime, Cömertlik Kime? Tasarruf Basına, Milyonlar Başka Yerlere!

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Tasarruf, Cömertlikler " hakkında

Son günlerde kamuoyunda Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ASAT'ın Antalyaspor'a toplam 52 milyon TL'yi bulan destek sağladığına ilişkin haberler konuşuluyor.

Öncelikle şunun altını kalın harflerle çizelim: Antalyaspor bu şehrin markasıdır.

Desteklenmesini kimse eleştirmez.

Başarılı olması hepimizin ortak arzusudur.

Ancak mesele Antalyaspor değildir.

Mesele, adaletli davranılıp davranılmadığıdır.

Yıllardır Antalya'da yayın yapan onlarca yerel gazete, internet haber sitesi, televizyon ve basın emekçisi ekonomik darboğaz içinde ayakta kalmaya çalışıyor.

Bugün birçok yerel medya kuruluşu bırakın yatırım yapmayı, personel maaşını ödeyebilmenin, elektrik faturasını yatırabilmenin, evine ekmek götürebilmenin mücadelesini veriyor.

Ne zaman belediyelere reklam ve ilan desteği konusu açılsa önümüze aynı cümle konuluyor:

"Tasarruf tedbirleri var."

Peki soruyoruz...

Tasarruf tedbirleri sadece yerel basın için mi geçerli?

Reklam vermeye gelince "bütçe yok", "tasarruf var" deniliyor da milyonlarca liralık destekler gündeme geldiğinde bu tasarruf anlayışı neden ortadan kalkıyor?

Yerel basının sormaya hakkı var.

Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı her hizmeti, her açıklamayı, her etkinliği günlerce manşetlerine taşıyan yine Antalya'nın yerel basınıdır.

Belediyenin sesini halka kim duyuruyor?

Kuşlar mı?

Hayır.

Antalya'nın gece gündüz çalışan yerel gazetecileri...

Yağmurda, sıcakta, yangında, afette, meclis toplantısında, açılışta, cenazede, festivalde objektifini ve kalemini taşıyan bu insanların emeği neden sürekli görmezden geliniyor?

İşin daha düşündürücü tarafı ise Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde adeta günlük yayın yapan bir haber mekanizmasının bulunduğunun şehirde konuşuluyor olmasıdır.

Belediye kendi haber ağını oluştururken, bağımsız yerel basına "tasarruf" gerekçesiyle sırt çevrilmesi, basının geleceği açısından ciddi bir çelişki olarak görülmektedir.

Buradan bir çift söz de basın meslek örgütlerine...

Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği ve basın adına konuşan tüm kuruluşlara sesleniyoruz.

Yerel basının ekonomik sorunları konuşulurken neden aynı kararlılığı göremiyoruz?

Basın emekçilerinin yaşadığı sıkıntılar için neden güçlü bir ortak ses yükselmiyor?

Yoksa mücadele sadece 24 Temmuz'da düzenlenen programlarda boy göstermekten mi ibaret?

Gazeteciler Günü, sadece kürsü konuşmalarıyla, birkaç hatıra fotoğrafıyla kutlanacak bir gün değildir.

Gerçek dayanışma; yılın 365 günü basının yanında durabilmektir.

Bugün Antalya'da birçok gazeteci ayakta kalma mücadelesi verirken, meslek örgütlerinin en önemli görevi sadece üyelerini değil, şehirdeki tüm basın emekçilerini kapsayan ortak bir duruş sergilemektir.

Bir başka soru da Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetimine...

Sayın Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Hm,

Madem Antalyaspor için kaynak bulunabiliyor...

Madem milyonlarca liralık destekler konuşulabiliyor...

O halde Antalya basını için neden sürekli "tasarruf tedbirleri" cevabı veriliyor?

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nda, ayrım yapmadan Antalya'daki tüm basın mensuplarını kapsayan mütevazı bir buluşma düzenlemek gerçekten bu kadar mı zordu?

Geçmiş dönemlerde Muhittin Böcek'in Gazeteciler Günü'nde farklı medya kuruluşlarını bir araya getiren organizasyonlar yaptığı biliniyor.

Bugün ise yerel basının önemli bir bölümünün kendisini dışlanmış hissetmesi üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Basın, demokrasinin temel direklerinden biridir.

Basını yalnız bırakırsanız, yarın sizi eleştirecek, sizi denetleyecek, halk adına soru soracak bağımsız sesleri de kaybedersiniz.

Antalya'nın yerel medyası ayrıcalık istemiyor.

Lütuf istemiyor.

Hak ettiği değeri görmek istiyor.

Eğer belediyenin imkânları bu kentin sporuna destek olabiliyorsa, aynı belediye bu kentin haber alma hakkını ayakta tutan yerel basını da görmezden gelmemelidir.

Çünkü güçlü spor kulüpleri kadar güçlü yerel basın da güçlü şehirlerin vazgeçilmez unsurudur.

Bugün sorulması gereken soru şudur:

Tasarruf gerçekten herkes için mi uygulanıyor, yoksa sadece yerel basın söz konusu olduğunda mı hatırlanıyor?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.