Taner ŞAHİN
Köşe Yazarı
Taner ŞAHİN
 

Adlıhan Dere Medyası ile Mehmet Ali Alkan Arasında Geçen Seçim

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “adlıhan Dere" hakkında AESOB seçimlerine günler kala sahadaki rekabetin dozu artıyor. Ancak artan yalnızca rekabet değil; tartışmaların yönü de dikkat çekici biçimde değişiyor. Normal şartlarda bu tür süreçlerde projelerin, vizyonun ve esnafa sunulacak somut katkıların konuşulması beklenir. Fakat bugün gelinen noktada, bazı çevrelerin medya üzerinden yürüttüğü tartışmalar, seçim atmosferinin başka bir eksene kaydığını açıkça gösteriyor. Siyasetin değişmeyen bir refleksi vardır: Bir taraf sürekli rakibini hedef alıyor, eski dosyaları ısıtıp yeniden servis ediyorsa, orada bir rahatlık değil, tedirginlik vardır. Çünkü güçlü olan, anlatacak hikâyesi olan taraf, enerjisini rakibine değil kendi icraatlarına ayırır. AESOB seçimlerinde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Son günlerde özellikle Adılhan Dere cephesine yakın medya organlarında, geçmişte yapılmış haberlerin yeniden dolaşıma sokulduğu görülüyor. Üstelik bu içeriklerin yeniymiş gibi sunulması ve odağın sürekli Mehmet Ali Alkan üzerine çevrilmesi, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Neden projeler değil de eski tartışmalar tekrar tekrar servis ediliyor? Oysa yaklaşık 10 yıldır görevde olan Dere için en güçlü propaganda aracı, yaptığı icraatlar ve ortaya koyduğu projeler olmalıdır. Esnafın beklentisi de tam olarak budur. “Ne yaptın ve ne yapacaksın?” Sorusuna verilecek net ve ikna edici cevaplar, seçim sonucunu belirleyecek en kritik unsurdur. Bu soruların yerine rakip üzerinden kurulan bir gündem ise, delegelerin aklında soru işareti bırakır. Çünkü kimse kolay yönlendirilecek bir kitle değil. Delegeleri hafife alan bir yaklaşımın sandıkta nasıl karşılık bulacağını tahmin etmek zor değil. Diğer tarafta Mehmet Ali Alkan’ın kampanya dili daha farklı bir çizgide ilerliyor. Daha çok projeler, birlik ve beraberlik vurgusu ön planda tutuluyor. Sert söylemlerden uzak bu yaklaşım, özellikle kararsız delegeler üzerinde dikkat çekici bir etki yaratmış durumda. Çünkü esnafın önceliği polemik değil; çözüm, istikrar ve geleceğe dair güven duygusudur. Elbette seçim süreçleri doğası gereği sert geçer. İddialar olur, dosyalar açılır, geçmiş yeniden tartışılır. Ancak belirleyici olan, bu tartışmaların seçmenin kararını ne ölçüde etkilediğidir. Tecrübe gösteriyor ki delegeler, gündemden ziyade kendi gerçekliklerine bakar. Dükkânına ne katkı sağlanacak, işi nasıl büyüyecek, yarınını nasıl güvence altına alacak… Asıl belirleyici olan budur. Bugün AESOB seçimleri, yalnızca iki adayın yarışından ibaret değil. Aynı zamanda iki farklı anlayışın karşı karşıya geldiği bir sürece dönüşmüş durumda. Bir tarafta geçmişin tartışmalarıyla şekillenen bir dil, diğer tarafta geleceğe dönük projeler ve birlik mesajları… Son sözü ise her zaman olduğu gibi delegeler söyleyecek. 1 Mayıs’ta sandıktan çıkacak sonuç, sadece Antalya için değil, Türkiye genelindeki benzer meslek örgütleri açısından da önemli bir mesaj niteliği taşıyacak: Esnaf, gürültüyü mü tercih edecek, yoksa çözümü mü? Yazıya ifade bırak ! 
Ekleme Tarihi: 28 Nisan 2026 -Salı

Adlıhan Dere Medyası ile Mehmet Ali Alkan Arasında Geçen Seçim

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “adlıhan Dere" hakkında

AESOB seçimlerine günler kala sahadaki rekabetin dozu artıyor. Ancak artan yalnızca rekabet değil; tartışmaların yönü de dikkat çekici biçimde değişiyor.

Normal şartlarda bu tür süreçlerde projelerin, vizyonun ve esnafa sunulacak somut katkıların konuşulması beklenir.

Fakat bugün gelinen noktada, bazı çevrelerin medya üzerinden yürüttüğü tartışmalar, seçim atmosferinin başka bir eksene kaydığını açıkça gösteriyor.

Siyasetin değişmeyen bir refleksi vardır:

Bir taraf sürekli rakibini hedef alıyor, eski dosyaları ısıtıp yeniden servis ediyorsa, orada bir rahatlık değil, tedirginlik vardır.

Çünkü güçlü olan, anlatacak hikâyesi olan taraf, enerjisini rakibine değil kendi icraatlarına ayırır. AESOB seçimlerinde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.

Son günlerde özellikle Adılhan Dere cephesine yakın medya organlarında, geçmişte yapılmış haberlerin yeniden dolaşıma sokulduğu görülüyor.

Üstelik bu içeriklerin yeniymiş gibi sunulması ve odağın sürekli Mehmet Ali Alkan üzerine çevrilmesi, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:

Neden projeler değil de eski tartışmalar tekrar tekrar servis ediliyor?

Oysa yaklaşık 10 yıldır görevde olan Dere için en güçlü propaganda aracı, yaptığı icraatlar ve ortaya koyduğu projeler olmalıdır.

Esnafın beklentisi de tam olarak budur.

“Ne yaptın ve ne yapacaksın?”

Sorusuna verilecek net ve ikna edici cevaplar, seçim sonucunu belirleyecek en kritik unsurdur.

Bu soruların yerine rakip üzerinden kurulan bir gündem ise, delegelerin aklında soru işareti bırakır.

Çünkü kimse kolay yönlendirilecek bir kitle değil.

Delegeleri hafife alan bir yaklaşımın sandıkta nasıl karşılık bulacağını tahmin etmek zor değil.

Diğer tarafta Mehmet Ali Alkan’ın kampanya dili daha farklı bir çizgide ilerliyor.

Daha çok projeler, birlik ve beraberlik vurgusu ön planda tutuluyor.

Sert söylemlerden uzak bu yaklaşım, özellikle kararsız delegeler üzerinde dikkat çekici bir etki yaratmış durumda.

Çünkü esnafın önceliği polemik değil; çözüm, istikrar ve geleceğe dair güven duygusudur.

Elbette seçim süreçleri doğası gereği sert geçer.

İddialar olur, dosyalar açılır, geçmiş yeniden tartışılır. Ancak belirleyici olan, bu tartışmaların seçmenin kararını ne ölçüde etkilediğidir.

Tecrübe gösteriyor ki delegeler, gündemden ziyade kendi gerçekliklerine bakar.

Dükkânına ne katkı sağlanacak, işi nasıl büyüyecek, yarınını nasıl güvence altına alacak…

Asıl belirleyici olan budur.

Bugün AESOB seçimleri, yalnızca iki adayın yarışından ibaret değil. Aynı zamanda iki farklı anlayışın karşı karşıya geldiği bir sürece dönüşmüş durumda.

Bir tarafta geçmişin tartışmalarıyla şekillenen bir dil, diğer tarafta geleceğe dönük projeler ve birlik mesajları…

Son sözü ise her zaman olduğu gibi delegeler söyleyecek.

1 Mayıs’ta sandıktan çıkacak sonuç, sadece Antalya için değil, Türkiye genelindeki benzer meslek örgütleri açısından da önemli bir mesaj niteliği taşıyacak:

Esnaf, gürültüyü mü tercih edecek, yoksa çözümü mü?

Yazıya ifade bırak ! 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.