Taner ŞAHİN
Köşe Yazarı
Taner ŞAHİN
 

CHP’de Kaos İddiası Neden Konuşulmuyor? Kadir Kumbul Ne Diyor?

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul" hakkında Siyasetin doğasında değişim vardır. Dün başka bir çizgide olanın bugün farklı bir yol seçmesi, bu ülkenin demokrasi tarihinde ne ilk ne de son örnektir. Ancak mesele Türkiye’de hiçbir zaman sadece “siyasi tercih” olarak kalmıyor. Bir anda linç kültürüne dönüşüyor. İşte tam da bu noktada Kadir Kumbul üzerinden koparılan fırtınaya bakmak gerekiyor. Birkaç gün önce Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilen Serik Belediye Başkanı Kumbul’un AK Parti’ye geçmesiyle birlikte sosyal medya adeta mahkeme salonuna döndü. Hüküm hazır, savcı belli, delil yok ama karar kesin: “Suçlu.” Durun bir dakika. Eleştiri elbette olacak. Tepki de olacak. Siyaset zaten bunun üzerine kurulu. Ama eleştiri ile linç arasındaki çizgi bu kadar mı inceldi? “Hırsız”, “dosyası var”, “satılmış” gibi ithamlar bu kadar kolay mı ağızdan çıkıyor? Siyaset Değil, Duygusal İnfaz Yapılıyor Bugün yaşanan şey siyasi analiz değil, tamamen duygusal refleks. İnsanlar kızgın olabilir, hayal kırıklığı yaşayabilir. Ama bu durum, bir insanı doğrudan suçlu ilan etme hakkını vermez. Kumbul ile yaptığım görüşmede söylediği şu cümle aslında tartışmanın merkezine oturuyor: “AK Parti’ye geçmeden önce, hakkımda bir usulsüzlük ya da yolsuzluk varsa araştırın dedim.” Şimdi sormak gerekiyor: Eğer ortada gerçekten somut bir suç varsa, neden bugüne kadar ortaya konmadı? Eğer yoksa, bu ithamların kaynağı ne? Türkiye’de maalesef bir siyasi refleks var: Birisi saf değiştirirse, mutlaka “kirli bir pazarlık” yapmıştır. Bu refleks, gerçeği aramıyor. Sadece öfkeyi besliyor. CHP İçindeki Kaos İddiası Görmezden Geliniyor Kumbul’un açıklamalarında dikkat çeken bir başka nokta ise CHP ilçe ve il teşkilatlarında yaşandığını söylediği “kaos” meselesi. Sadece kendisi değil, meclis üyelerinin de CHP genel merkeze gidip şikayetlerde bulunduğunu söylüyor. Burada asıl sorulması gereken soru şu: Bu iddialar doğru mu, değil mi? Ama kimse bunu tartışmıyor. Çünkü Türkiye’de tartışma zemini gerçekler değil, taraflar üzerinden yürüyor. Eğer biri “karşı tarafa” geçtiyse, söyledikleri otomatik olarak değersiz sayılıyor. Bu, siyaseti anlamaya değil, körleşmeye hizmet eder. “İki Yıl Beraber Çalıştınız, Şimdi mi Hırsız Oldu?” Belki de en çarpıcı cümle şu: “Eğer hırsızsam, 2 senedir neden benimle görev yaptınız?” Bu soru cevapsız bırakılıyor. Çünkü cevap verilirse birçok şey açığa çıkacak. Ya gerçekten ortada bir şey yok… Ya da bugüne kadar herkes görmezden geldi. Her iki ihtimal de rahatsız edici. Silah, Dedikodu ve Algı Operasyonu İşin daha da tehlikeli boyutu ise söylenti üretimi. “Evi kurşunlandı” iddiası… Kumbul bunu net bir şekilde yalanlıyor: “Evde yokken havaya birkaç el ateş edilmiş.” Ama sosyal medya bunu büyütmeye hazır. Çünkü gerçekler değil, sansasyon prim yapıyor. Bugün Türkiye’de en hızlı yayılan şey bilgi değil, iddia. En çok ilgi gören şey gerçek değil, dedikodu. Asıl Mesele: Hizmet mi, Aidiyet mi? Kumbul’un verdiği mesaj net: “Serik’e hizmet etmek için bu kararı aldım.” Buna katılırsınız ya da katılmazsınız. Ama bu bir siyasi gerekçedir. Asıl tartışılması gereken şu olmalı: Bu karar Serik’e ne kazandıracak ne kaybettirecek? Ama biz neyi tartışıyoruz? Kimin hangi partiye geçtiğini… Türkiye’de siyaset hâlâ hizmet üzerinden değil, kimlik üzerinden okunuyor. Bu yüzden her değişim kriz, her karar ihanet gibi algılanıyor. Linç Kolay, Anlamak Zor Bugün Kadir Kumbul hedefte. Yarın bir başkası olacak. Ama değişmeyen tek şey şu: Linç etmek, anlamaktan daha kolay. Gerçek gazetecilik ise zor olanı yapmaktır. Sormak, araştırmak, dinlemek… Herkes bağırırken, sakin kalabilmek. Çünkü demokrasi, sadece oy vermek değil; Farklı kararları hazmedebilme olgunluğudur. Ve en önemlisi… Bir insanı suçlamak için değil, anlamak için konuşabilmektir.
Ekleme Tarihi: 21 Nisan 2026 -Salı

CHP’de Kaos İddiası Neden Konuşulmuyor? Kadir Kumbul Ne Diyor?

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul" hakkında

Siyasetin doğasında değişim vardır. Dün başka bir çizgide olanın bugün farklı bir yol seçmesi, bu ülkenin demokrasi tarihinde ne ilk ne de son örnektir.

Ancak mesele Türkiye’de hiçbir zaman sadece “siyasi tercih” olarak kalmıyor.

Bir anda linç kültürüne dönüşüyor.

İşte tam da bu noktada Kadir Kumbul üzerinden koparılan fırtınaya bakmak gerekiyor.

Birkaç gün önce Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilen Serik Belediye Başkanı Kumbul’un AK Parti’ye geçmesiyle birlikte sosyal medya adeta mahkeme salonuna döndü.

Hüküm hazır, savcı belli, delil yok ama karar kesin: “Suçlu.”

Durun bir dakika.

Eleştiri elbette olacak.

Tepki de olacak. Siyaset zaten bunun üzerine kurulu. Ama eleştiri ile linç arasındaki çizgi bu kadar mı inceldi?

Hırsız”, “dosyası var”, “satılmış” gibi ithamlar bu kadar kolay mı ağızdan çıkıyor?

Siyaset Değil, Duygusal İnfaz Yapılıyor

Bugün yaşanan şey siyasi analiz değil, tamamen duygusal refleks.

İnsanlar kızgın olabilir, hayal kırıklığı yaşayabilir.

Ama bu durum, bir insanı doğrudan suçlu ilan etme hakkını vermez.

Kumbul ile yaptığım görüşmede söylediği şu cümle aslında tartışmanın merkezine oturuyor:

“AK Parti’ye geçmeden önce, hakkımda bir usulsüzlük ya da yolsuzluk varsa araştırın dedim.”

Şimdi sormak gerekiyor:

Eğer ortada gerçekten somut bir suç varsa, neden bugüne kadar ortaya konmadı?

Eğer yoksa, bu ithamların kaynağı ne?

Türkiye’de maalesef bir siyasi refleks var:

Birisi saf değiştirirse, mutlaka “kirli bir pazarlık” yapmıştır.

Bu refleks, gerçeği aramıyor. Sadece öfkeyi besliyor.

CHP İçindeki Kaos İddiası Görmezden Geliniyor

Kumbul’un açıklamalarında dikkat çeken bir başka nokta ise CHP ilçe ve il teşkilatlarında yaşandığını söylediği “kaos” meselesi.

Sadece kendisi değil, meclis üyelerinin de CHP genel merkeze gidip şikayetlerde bulunduğunu söylüyor.

Burada asıl sorulması gereken soru şu:

Bu iddialar doğru mu, değil mi?

Ama kimse bunu tartışmıyor.

Çünkü Türkiye’de tartışma zemini gerçekler değil, taraflar üzerinden yürüyor.

Eğer biri “karşı tarafa” geçtiyse, söyledikleri otomatik olarak değersiz sayılıyor.

Bu, siyaseti anlamaya değil, körleşmeye hizmet eder.

“İki Yıl Beraber Çalıştınız, Şimdi mi Hırsız Oldu?”

Belki de en çarpıcı cümle şu:

Eğer hırsızsam, 2 senedir neden benimle görev yaptınız?

Bu soru cevapsız bırakılıyor.

Çünkü cevap verilirse birçok şey açığa çıkacak.

Ya gerçekten ortada bir şey yok…

Ya da bugüne kadar herkes görmezden geldi.

Her iki ihtimal de rahatsız edici.

Silah, Dedikodu ve Algı Operasyonu

İşin daha da tehlikeli boyutu ise söylenti üretimi.

Evi kurşunlandı” iddiası…

Kumbul bunu net bir şekilde yalanlıyor:

Evde yokken havaya birkaç el ateş edilmiş.”

Ama sosyal medya bunu büyütmeye hazır.

Çünkü gerçekler değil, sansasyon prim yapıyor.

Bugün Türkiye’de en hızlı yayılan şey bilgi değil, iddia.

En çok ilgi gören şey gerçek değil, dedikodu.

Asıl Mesele: Hizmet mi, Aidiyet mi?

Kumbul’un verdiği mesaj net:

Serik’e hizmet etmek için bu kararı aldım.”

Buna katılırsınız ya da katılmazsınız.

Ama bu bir siyasi gerekçedir.

Asıl tartışılması gereken şu olmalı:

Bu karar Serik’e ne kazandıracak ne kaybettirecek?

Ama biz neyi tartışıyoruz?

Kimin hangi partiye geçtiğini…

Türkiye’de siyaset hâlâ hizmet üzerinden değil, kimlik üzerinden okunuyor.

Bu yüzden her değişim kriz, her karar ihanet gibi algılanıyor.

Linç Kolay, Anlamak Zor

Bugün Kadir Kumbul hedefte.

Yarın bir başkası olacak.

Ama değişmeyen tek şey şu:

Linç etmek, anlamaktan daha kolay.

Gerçek gazetecilik ise zor olanı yapmaktır.

Sormak, araştırmak, dinlemek…

Herkes bağırırken, sakin kalabilmek.

Çünkü demokrasi, sadece oy vermek değil;

Farklı kararları hazmedebilme olgunluğudur.

Ve en önemlisi…

Bir insanı suçlamak için değil, anlamak için konuşabilmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.