Taner ŞAHİN
Köşe Yazarı
Taner ŞAHİN
 

ATSO’da “Ben Değil, Antalya” Diyen Yaklaşım: Berkay Bahar

Değerli okuyucularım bugünkü yazımın konusu Atso seçimleri ve Berkay Bahar Yazıma geçmeden önce yaşadığım bir haksızlık sonucu mesleğimden dolayı 60 gündür sizlerden uzağım ve bir 60 gün daha uzak kalacağım. İçinde bulunduğum durum yüzümden bu yazıda bana eşim meslektaşım Gzt. Fatma Şahin destek oldu. Bugünler geçecek en kısa sürede tekrar doğru ve çarpıcı yazılarla bir arada olacağız. ATSO seçimleri artık sadece başkan adaylarının yarıştığı bir seçim olmaktan çıktı. Antalya’nın nasıl bir ekonomik vizyonla yönetileceğinin tartışıldığı bir sürece dönüştü. 18 Ekim’de yapılacak seçimlere sayılı günler kala Antalya iş dünyasında hareketlilik giderek artıyor. Berkay Bahar, Davut Çetin, Hatice Öz ve Reşat Güney kendi ekipleriyle sahada çalışmalarını sürdürüyor. Adayların kamuoyuna yansıyan açıklamalarında ise birbirinden farklı yönetim anlayışları dikkat çekiyor. Tam da bu noktada benim dikkatimi en fazla çeken yaklaşım, Berkay Bahar’ın ATSO’yu yalnızca oda hizmetleriyle sınırlamayan anlayışı oldu. Çünkü Bahar, Antalya’nın su sorunundan trafiğine, kentsel dönüşümden çevre sorunlarına kadar birçok başlığın iş dünyasını doğrudan ilgilendirdiğini savunuyor. Ve açıkça şunu söylüyor: “Bunların hepsi bizim işimiz.” İşte tartışılması gereken nokta tam da burasıdır. ATSO SADECE AİDAT TOPLAYAN BİR KURUM MU? Antalya yaklaşık 70 bin üyeye yaklaşan devasa bir ekonomik yapıya sahip. Böylesine büyük bir kurumun yalnızca üyelerinin evrak, belge ve oda işlemlerini takip eden bir yapı olarak kalması elbette tartışılabilir. Bahar'ın ortaya koyduğu yaklaşım ise ATSO'nun kent ekonomisindeki ağırlığını daha geniş kullanması gerektiği yönünde. Su... Trafik... Kentsel dönüşüm... Çevre... Turizm... Tarım... İstihdam... Bunların tamamı Antalya'daki işletmeleri doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla “Bu belediyenin işi”, “Bu bakanlığın işi”, “Bu Karayolları'nın işi” diyerek ATSO'nun tamamen kenarda durması yerine, iş dünyasının temsil gücünü kullanarak çözüm masasında daha fazla yer alması gerektiği savunulabilir. Bahar'ın fark yarattığını düşündüğüm nokta da burada ortaya çıkıyor. “ATSO 365” SADECE BİR SLOGAN MI? Berkay Bahar'ın seçim çalışmalarında kullandığı “ATSO 365” yaklaşımı, odanın yılın tamamında aktif olması fikrine dayanıyor. Seçim koordinasyon merkezi açılışında Bahar, ATSO'nun sahip olduğu ekonomik gücü ortak akılla harekete geçirme hedefini ortaya koydu. Ayrıca kadınların ticaret ve girişimcilikte daha görünür olması gerektiğini vurguladı. Burada önemli olan sloganın kendisi değil. Önemli olan şu: ATSO gerçekten 365 gün sahada olacak mı? Üyenin sorununu seçimden seçime mi dinleyecek? Yoksa yılın 12 ayı üyelerin yanında mı olacak? Bence seçim tartışmasının merkezine konulması gereken soru budur. DİĞER ADAYLARIN SÖYLEDİKLERİ DE MASADA Davut Çetin, ATSO'da yenilenme gerektiğini ve geçmişte gerçekleştirilen bazı projelerin devam ettirilmediğini savunuyor. Ayrıca ortak akıl ve gençlerin oda yönetiminde daha fazla yer alması gerektiğini ifade ediyor. Hatice Öz ise dijitalleşme, yapay zekâ, ihracat, finansman ve 12 ay turizm gibi başlıkları öne çıkarıyor. ATSO'nun değişen ticaret dünyasına uyum sağlaması gerektiğini söylüyor. Reşat Güney ise Antalya ekonomisinin sorunlarına dikkat çekerek teknoloji kenti vizyonundan ve yeni bir sayfa açma hedefinden söz ediyor. Bunların hepsi seçim yarışının doğal parçaları. Fakat burada kritik soru şu: Projelerin hangisi uygulanabilir, hangisi ölçülebilir ve hangisi Antalya'nın gerçek sorunlarına doğrudan temas ediyor? İşte sandıkta tartışılması gereken konu budur. BENİM DİKKATİMİ NEDEN BERKAY BAHAR ÇEKİYOR? Bunu açıkça söylemek gerekirse, Bahar'ın söylemlerinde benim açımdan en dikkat çekici unsur, ATSO'yu Antalya'nın genel ekonomik geleceğiyle birlikte değerlendirmesi. Çünkü Antalya'nın problemi yalnızca ticaret odasının problemi değildir. Antalya'nın problemi aynı zamanda Antalya'daki tüccarın, sanayicinin, ihracatçının, turizmcinin, tarım sektörünün ve KOBİ'nin problemidir. Trafik varsa işletme etkilenir. Su sorunu varsa tarım etkilenir. Plansız yapılaşma varsa yatırımcı etkilenir. Turizm birkaç aya sıkışıyorsa istihdam etkilenir. Nitelikli eleman bulunamıyorsa sanayici etkilenir. Dolayısıyla ATSO'nun bu konularda söz sahibi olması gerektiğini savunmak, odanın görev alanını tartışmaya açan önemli bir yaklaşım. Bahar'ın “Antalya'nın geleceğiyle ilgili bütün önemli meseleler burada tartışılacak” yaklaşımı bu nedenle özellikle dikkat çekiyor. Burada bir parantez açmak gerekiyor. Bir adayı destekleyen veya onun yaklaşımını beğenen herkesin yapması gereken en önemli şey, o adayı da eleştirebilmektir. Berkay Bahar'ın söylemleri güçlü olabilir. “Ortak akıl” vurgusu dikkat çekebilir. “ATSO 365” fikri heyecan yaratabilir. Ancak seçimden sonra asıl sınav başlayacaktır. Çünkü Antalya iş dünyası slogan değil, sonuç isteyecektir. Ve bugün adayların açıklamalarına bakıldığında Berkay Bahar'ın özellikle “ATSO'nun Antalya'nın ekonomik ve kentsel meselelerinde daha güçlü bir aktör olması” fikrini öne çıkarması, seçim yarışının önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumdaBenim beklentim çok net: ATSO artık kendi içine kapanan değil, Antalya'nın geleceğine dokunan bir kurum olmalı. Üyenin kapısını çalan... Sorununu dinleyen... Çözüm için Ankara'ya giden... Antalya'nın hakkını savunan... Gençleri, kadınları, girişimcileri ve KOBİ'leri daha fazla destekleyen... Ve bütün bunları seçimden seçime değil, 365 gün yapan bir yapı. Berkay Bahar'ın ortaya koyduğu vizyonun en dikkat çekici tarafı da bana göre tam olarak burada. Ama unutulmamalı: Seçim kazanmak başka, güven kazanmak başka; güven kazanmak başka, verdiğin sözü yerine getirmek bambaşkadır. 18 Ekim'de sandık kurulacak. O gün adayların sözleri değil, Antalya iş dünyasının kendi değerlendirmesi konuşacak. Ve seçimden sonra kim kazanırsa kazansın, asıl kazananın Antalya'nın ticareti, sanayisi, turizmi ve üretimi olması gerekiyor.  
Ekleme Tarihi: 05 Ekim 2026 -Pazartesi

ATSO’da “Ben Değil, Antalya” Diyen Yaklaşım: Berkay Bahar

Değerli okuyucularım bugünkü yazımın konusu Atso seçimleri ve Berkay Bahar Yazıma geçmeden önce yaşadığım bir haksızlık sonucu mesleğimden dolayı 60 gündür sizlerden uzağım ve bir 60 gün daha uzak kalacağım. İçinde bulunduğum durum yüzümden bu yazıda bana eşim meslektaşım Gzt. Fatma Şahin destek oldu. Bugünler geçecek en kısa sürede tekrar doğru ve çarpıcı yazılarla bir arada olacağız.

ATSO seçimleri artık sadece başkan adaylarının yarıştığı bir seçim olmaktan çıktı. Antalya’nın nasıl bir ekonomik vizyonla yönetileceğinin tartışıldığı bir sürece dönüştü.

18 Ekim’de yapılacak seçimlere sayılı günler kala Antalya iş dünyasında hareketlilik giderek artıyor. Berkay Bahar, Davut Çetin, Hatice Öz ve Reşat Güney kendi ekipleriyle sahada çalışmalarını sürdürüyor. Adayların kamuoyuna yansıyan açıklamalarında ise birbirinden farklı yönetim anlayışları dikkat çekiyor.

Tam da bu noktada benim dikkatimi en fazla çeken yaklaşım, Berkay Bahar’ın ATSO’yu yalnızca oda hizmetleriyle sınırlamayan anlayışı oldu.

Çünkü Bahar, Antalya’nın su sorunundan trafiğine, kentsel dönüşümden çevre sorunlarına kadar birçok başlığın iş dünyasını doğrudan ilgilendirdiğini savunuyor.

Ve açıkça şunu söylüyor:

“Bunların hepsi bizim işimiz.”

İşte tartışılması gereken nokta tam da burasıdır.

ATSO SADECE AİDAT TOPLAYAN BİR KURUM MU?

Antalya yaklaşık 70 bin üyeye yaklaşan devasa bir ekonomik yapıya sahip.

Böylesine büyük bir kurumun yalnızca üyelerinin evrak, belge ve oda işlemlerini takip eden bir yapı olarak kalması elbette tartışılabilir.

Bahar'ın ortaya koyduğu yaklaşım ise ATSO'nun kent ekonomisindeki ağırlığını daha geniş kullanması gerektiği yönünde.

Su...

Trafik...

Kentsel dönüşüm...

Çevre...

Turizm...

Tarım...

İstihdam...

Bunların tamamı Antalya'daki işletmeleri doğrudan etkiliyor.

Dolayısıyla “Bu belediyenin işi”, “Bu bakanlığın işi”, “Bu Karayolları'nın işi” diyerek ATSO'nun tamamen kenarda durması yerine, iş dünyasının temsil gücünü kullanarak çözüm masasında daha fazla yer alması gerektiği savunulabilir.

Bahar'ın fark yarattığını düşündüğüm nokta da burada ortaya çıkıyor.

“ATSO 365” SADECE BİR SLOGAN MI?

Berkay Bahar'ın seçim çalışmalarında kullandığı “ATSO 365” yaklaşımı, odanın yılın tamamında aktif olması fikrine dayanıyor.

Seçim koordinasyon merkezi açılışında Bahar, ATSO'nun sahip olduğu ekonomik gücü ortak akılla harekete geçirme hedefini ortaya koydu. Ayrıca kadınların ticaret ve girişimcilikte daha görünür olması gerektiğini vurguladı.

Burada önemli olan sloganın kendisi değil.

Önemli olan şu:

ATSO gerçekten 365 gün sahada olacak mı?

Üyenin sorununu seçimden seçime mi dinleyecek?

Yoksa yılın 12 ayı üyelerin yanında mı olacak?

Bence seçim tartışmasının merkezine konulması gereken soru budur.

DİĞER ADAYLARIN SÖYLEDİKLERİ DE MASADA

Davut Çetin, ATSO'da yenilenme gerektiğini ve geçmişte gerçekleştirilen bazı projelerin devam ettirilmediğini savunuyor. Ayrıca ortak akıl ve gençlerin oda yönetiminde daha fazla yer alması gerektiğini ifade ediyor.

Hatice Öz ise dijitalleşme, yapay zekâ, ihracat, finansman ve 12 ay turizm gibi başlıkları öne çıkarıyor. ATSO'nun değişen ticaret dünyasına uyum sağlaması gerektiğini söylüyor.

Reşat Güney ise Antalya ekonomisinin sorunlarına dikkat çekerek teknoloji kenti vizyonundan ve yeni bir sayfa açma hedefinden söz ediyor.

Bunların hepsi seçim yarışının doğal parçaları.

Fakat burada kritik soru şu:

Projelerin hangisi uygulanabilir, hangisi ölçülebilir ve hangisi Antalya'nın gerçek sorunlarına doğrudan temas ediyor?

İşte sandıkta tartışılması gereken konu budur.

BENİM DİKKATİMİ NEDEN BERKAY BAHAR ÇEKİYOR?

Bunu açıkça söylemek gerekirse, Bahar'ın söylemlerinde benim açımdan en dikkat çekici unsur, ATSO'yu Antalya'nın genel ekonomik geleceğiyle birlikte değerlendirmesi.

Çünkü Antalya'nın problemi yalnızca ticaret odasının problemi değildir.

Antalya'nın problemi aynı zamanda Antalya'daki tüccarın, sanayicinin, ihracatçının, turizmcinin, tarım sektörünün ve KOBİ'nin problemidir.

Trafik varsa işletme etkilenir.

Su sorunu varsa tarım etkilenir.

Plansız yapılaşma varsa yatırımcı etkilenir.

Turizm birkaç aya sıkışıyorsa istihdam etkilenir.

Nitelikli eleman bulunamıyorsa sanayici etkilenir.

Dolayısıyla ATSO'nun bu konularda söz sahibi olması gerektiğini savunmak, odanın görev alanını tartışmaya açan önemli bir yaklaşım.

Bahar'ın “Antalya'nın geleceğiyle ilgili bütün önemli meseleler burada tartışılacak” yaklaşımı bu nedenle özellikle dikkat çekiyor.

Burada bir parantez açmak gerekiyor.

Bir adayı destekleyen veya onun yaklaşımını beğenen herkesin yapması gereken en önemli şey, o adayı da eleştirebilmektir.

Berkay Bahar'ın söylemleri güçlü olabilir.

“Ortak akıl” vurgusu dikkat çekebilir.

“ATSO 365” fikri heyecan yaratabilir.

Ancak seçimden sonra asıl sınav başlayacaktır.

Çünkü Antalya iş dünyası slogan değil, sonuç isteyecektir.

Ve bugün adayların açıklamalarına bakıldığında Berkay Bahar'ın özellikle “ATSO'nun Antalya'nın ekonomik ve kentsel meselelerinde daha güçlü bir aktör olması” fikrini öne çıkarması, seçim yarışının önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumdaBenim beklentim çok net:

ATSO artık kendi içine kapanan değil, Antalya'nın geleceğine dokunan bir kurum olmalı.

Üyenin kapısını çalan...

Sorununu dinleyen...

Çözüm için Ankara'ya giden...

Antalya'nın hakkını savunan...

Gençleri, kadınları, girişimcileri ve KOBİ'leri daha fazla destekleyen...

Ve bütün bunları seçimden seçime değil, 365 gün yapan bir yapı.

Berkay Bahar'ın ortaya koyduğu vizyonun en dikkat çekici tarafı da bana göre tam olarak burada.

Ama unutulmamalı:

Seçim kazanmak başka, güven kazanmak başka; güven kazanmak başka, verdiğin sözü yerine getirmek bambaşkadır.

18 Ekim'de sandık kurulacak.

O gün adayların sözleri değil, Antalya iş dünyasının kendi değerlendirmesi konuşacak.

Ve seçimden sonra kim kazanırsa kazansın, asıl kazananın Antalya'nın ticareti, sanayisi, turizmi ve üretimi olması gerekiyor.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.