Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “CHP’den AK Parti’ye İki Kritik Geçişler" hakkında
Ankara’nın gri koridorlarında dolaşırken insan şunu çok net hissediyor: Siyaset sadece görünen sahneden ibaret değil.
Asıl oyun, kulislerde yazılıyor.
Birkaç gündür Türkiye Büyük Millet Meclisi ve parti genel merkezlerinde yaptığım temaslarda,
Antalya siyasetine dair öyle bilgiler kulağıma geldi ki…
“Bu kadar da olmaz” diyenler bile birkaç ay sonra aynı cümleyi yutmak zorunda kalabilir.
Hatırlayın…
Daha önce defalarca yazdım, söyledim, uyardım: “Geçişler olacak.”
Ama kimse inanmadı.
“Yok artık”, “O yapmaz”, “Siyasi intihar olur” dediler.
Ve sonra ne oldu?
Kadir Kumbul…
Evet, CHP’li Serik Belediye Başkanı…
Bir anda Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına geçti.
Bu bir iddia değildi.
Bu bir ihtimal değildi.
Bu, Ankara’da bizzat şahit olduğum bir siyasi depremdi.
O anı çok net anlatayım:
Meclis kulislerinde CHP’li milletvekillerinin yanındaydım.
Haber düştüğü anda yüzlerdeki ifade tek kelimeyle “şaşkınlık”tı.
Kimse yüksek sesle konuşmadı ama herkesin aklında aynı soru vardı: “Gerçekten mi?”
Daha ilginci şu…
AK Parti kanadı bu geçişin “kesin” olduğuna dair bilgiye sahip olmasına rağmen yine de temkinliydi.
Çünkü siyasette son dakika virajları çoktur.
Ama bu kez viraj dönüldü ve araç çoktan şerit değiştirdi.
Şimdi gelelim hafızaları tazelemeye…
Aylar önce bir başka ismi daha yazmıştım:
İsa Yıldırım
“Geçecek” dedim.
Yine inanılmadı.
Yine aynı cümleler kuruldu.
Ve sonuç?
İki tahmin, iki isabet.
Bu noktada artık mesele “tesadüf” değil.
Bu, Ankara kulislerinin Antalya’ya uzanan görünmeyen hattıdır.
Peki şimdi ne konuşuluyor?
Asıl bomba burada.
Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, Antalya’da Cumhuriyet Halk Partisi’nden İki Belediye Başkanının daha AK Parti’ye geçmesi an meselesi.
İsimler yüksek sesle telaffuz edilmiyor ama herkes biliyor.
Fısıltılar aynı yönde kaynaklar birbirini doğruluyor.
Kulislerde en çok geçen ifade şu:
“Bu daha başlangıç.”
Şimdi durup düşünmek gerekiyor…
Bu geçişler sadece bireysel tercihler mi?
Yoksa daha büyük bir siyasi yeniden yapılanmanın işareti mi?
Çünkü Ankara’daki hava şunu söylüyor:
Bu sadece transfer değil, bu bir çözülme.
Yerel siyasette dengeler değişiyor.
Belediye başkanları sadece hizmet üretmiyor; aynı zamanda siyasi pozisyonlarını da yeniden hesaplıyor.
Güç neredeyse, yönelim oraya kayıyor.
Ve Antalya…
Görünen o ki, bu değişimin merkez üslerinden biri.
Önümüzdeki günlerde isimler netleştiğinde kimse “Ben bunu beklemiyordum” diyemeyecek.
Çünkü Ankara çoktan konuşmaya başladı bile.
Ama asıl soru şu:
Bu geçişler seçmeni nasıl etkileyecek?
Sandıkta bunun karşılığı ne olacak?
Ve en önemlisi…
Siyasette sadakat mi kazanacak, yoksa güç mü?
Şunu net söyleyeyim:
Ankara’da duyduklarım, gördüklerim ve hissettiklerim bana şunu söylüyor…
Antalya’da henüz hiçbir şey bitmedi.
Asıl hikâye şimdi başlıyor.
