Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “ATSO ve Korkutel'li EŞ Başkan " hakkında
Korkuteli Belediyesinde Koltuk Boşken Yapılan Görüşmeler: Protokol mü, Keyfiyet mi?
Kamu yönetimi, kişiler üzerinden değil kurallar üzerinden yürür.
Hele ki konu bir belediye makamıysa…
O koltuk; temsilin, yetkinin ve hukukun somut halidir.
Kim oturursa otursun değil, kimin oturma hakkı varsa o kişi tarafından kullanılır.
Şimdi gelelim Korkuteli’nde yaşanan ve kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratan tabloya…
Sayın Yusuf Hacısüleyman “ATSO- Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı “
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası gibi köklü ve güçlü bir kurumun başındasınız.
Bu görev, sadece ekonomik projeler üretmek değil; aynı zamanda devlet ciddiyetine uygun davranmayı da gerektirir.
Ancak Korkuteli’nde ortaya çıkan görüntü, bu ciddiyetle ne kadar örtüşüyor?
Belediye Başkanı Saniye Caran makamda yokken, siz o makamda kimlerle görüştünüz?
Daha da önemlisi; sizi karşılayan kişi kimdi ve hangi resmi sıfatla o koltukta oturuyordu?
Kamuoyunda adı “eş başkan” olarak geçen Hasan Can Caran…
Soralım açıkça: Böyle bir resmi unvan var mı?
Yok.
Peki o zaman…
Bir belediye başkanlık makamında, seçilmiş başkan yokken, yetkisi olmayan bir kişiyle yapılan görüşmenin adı nedir?
Bu bir ziyaret değil.
Bu, doğrudan usul tartışmasıdır.
Bu, protokol ihlalidir.
Çünkü devlet geleneğinde çok net bir kural vardır:
Bir kurumun başkanıyla yapılması gereken görüşme, o makamın sahibiyle yapılır.
Eğer Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran yoksa, görüşme ertelenir.
Ama görünen o ki ertelenmemiş…
Peki neden?
Bu sorunun cevabı, meselenin en kritik noktasıdır.
Gelelim ikinci ve daha da önemli başlığa: Kültür Merkezi Projesi.
ATSO’nun Korkuteli’ne kazandırmak istediği bir kültür merkezi olduğu konuşuluyor.
Bu elbette önemli bir yatırımdır. Ancak yatırımın büyüklüğü, yöntemin yanlışlığını örtmez.
Soruyoruz:
Bu proje için belediye ile bir ön protokol yapıldı mı?
Yapıldıysa kimle yapıldı?
Seçilmiş Korkuteli Belediye Başkanıyla mı?
Yoksa kamuoyunda “Gölge Başkan” olarak konuşulan bir isimle mi?
Eğer ikinci ihtimal doğruysa, ortada ciddi bir sorun vardır.
Çünkü yetkisiz bir kişiyle yapılan hiçbir görüşmenin, hiçbir imzanın, hiçbir sözün hukuki karşılığı yoktur.
Bu sadece kurumsal ciddiyeti zedelemekle kalmaz, aynı zamanda kamu kaynaklarının geleceğini de riske atar.
Sayın Yusuf Hacısüleyman “ATSO- Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı “
Siz bu kentin en güçlü kurumsal yapılarından birini temsil ediyorsunuz.
Protokol kuralları sizin için bir seçenek değil, zorunluluktur.
Eğer bu kurallar göz ardı ediliyorsa iki ihtimal vardır:
Ya bu süreç yeterince ciddiye alınmamıştır…
Ya da bilinçli bir şekilde farklı bir yol tercih edilmiştir.
Her iki durumda da kamuoyu açıklama bekler.
Çünkü mesele sadece bir ziyaret değil;
Mesele, “Yetki Kimde?” sorusudur.
Mesele, “kurumlar kurallarla mı yönetiliyor, yoksa kişilerle mi?” sorusudur.
Bugün Korkuteli’nde yaşanan bu tablo, küçük bir detay değildir.
Bu, yerel yönetim anlayışının nasıl şekillendiğine dair önemli bir göstergedir.
Ve son bir soru:
Eğer yarın herkes, resmi makamları yok sayarak “kendi muhatabını” seçerse…
O zaman devlet dediğimiz yapı neye göre işleyecek?
İşte asıl mesele tam olarak budur.
