Semra VAHAPOĞLU
Köşe Yazarı
Semra VAHAPOĞLU
 

Bayrak İnmez, Bu Devlet Tartışılmaz

Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırı, münferit bir girişim olarak görülemez. Bu eylem, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine, devlet otoritesine ve millet iradesine yönelmiş siyasi bir provokasyondur. Türk bayrağı bu ülkenin en güçlü ortak paydasıdır. Kimliği, görüşü, düşüncesi ne olursa olsun 85 milyonun üzerinde uzlaştığı tek semboldür. O bayrağa yapılan her saldırı, toplumsal barışı değil, kaosu hedef alır. Bugün Nusaybin’de bayrağa uzanan el, aslında devleti sınamak istemektedir. “Nereye kadar izin verilecek?” sorusunun cevabı aranıyor. Bu nedenle mesele sadece bir direk ya da bir bina meselesi değildir. Bu, siyasi bir mesaj denemesidir. Devletin bu tür saldırılar karşısında tutumu nettir ve net olmak zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti, semboller üzerinden tehdit edilebilecek bir ülke değildir. Bayrak, bu devletin kırmızı çizgisidir. O çizgi aşıldığında sessizlik değil, kararlılık konuşur. Geçmişte yaşananlar hafızalardadır. Sözde masum görünen sembol saldırılarının nasıl daha büyük kalkışmalara zemin hazırladığı bu ülkeye ağır bedeller ödetmiştir. Aynı hataların yeniden yaşanmasına kimsenin hakkı yoktur. Buradan açıkça ifade ediyorum: Nusaybin, Türkiye Cumhuriyeti toprağıdır. O bayrak orada dalgalanıyorsa, bu devlet ayaktadır. Devletin bayrağına uzanan her girişim, hukuk ve siyaset zemininde karşılığını bulur. Kimse bu meseleyi sulandırmaya, gerekçelendirmeye, mazur göstermeye kalkmasın. Bayrağa saldırının bahanesi olmaz. Bunun adı nettir ve karşılığı da nettir. Türkiye Cumhuriyeti geri adım atan bir devlet değildir. Bu millet bayrağını indirtmez.
Ekleme Tarihi: 21 Ocak 2026 -Çarşamba

Bayrak İnmez, Bu Devlet Tartışılmaz

Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırı, münferit bir girişim olarak görülemez. Bu eylem, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine, devlet otoritesine ve millet iradesine yönelmiş siyasi bir provokasyondur.

Türk bayrağı bu ülkenin en güçlü ortak paydasıdır. Kimliği, görüşü, düşüncesi ne olursa olsun 85 milyonun üzerinde uzlaştığı tek semboldür. O bayrağa yapılan her saldırı, toplumsal barışı değil, kaosu hedef alır.

Bugün Nusaybin’de bayrağa uzanan el, aslında devleti sınamak istemektedir. “Nereye kadar izin verilecek?” sorusunun cevabı aranıyor. Bu nedenle mesele sadece bir direk ya da bir bina meselesi değildir. Bu, siyasi bir mesaj denemesidir.

Devletin bu tür saldırılar karşısında tutumu nettir ve net olmak zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti, semboller üzerinden tehdit edilebilecek bir ülke değildir. Bayrak, bu devletin kırmızı çizgisidir. O çizgi aşıldığında sessizlik değil, kararlılık konuşur.

Geçmişte yaşananlar hafızalardadır. Sözde masum görünen sembol saldırılarının nasıl daha büyük kalkışmalara zemin hazırladığı bu ülkeye ağır bedeller ödetmiştir. Aynı hataların yeniden yaşanmasına kimsenin hakkı yoktur.

Buradan açıkça ifade ediyorum:

Nusaybin, Türkiye Cumhuriyeti toprağıdır.

O bayrak orada dalgalanıyorsa, bu devlet ayaktadır.

Devletin bayrağına uzanan her girişim, hukuk ve siyaset zemininde karşılığını bulur.

Kimse bu meseleyi sulandırmaya, gerekçelendirmeye, mazur göstermeye kalkmasın. Bayrağa saldırının bahanesi olmaz. Bunun adı nettir ve karşılığı da nettir.

Türkiye Cumhuriyeti geri adım atan bir devlet değildir.

Bu millet bayrağını indirtmez.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.