İnsülin direnci sadece “şeker hastalığı riski” demek değildir. Aynı zamanda:
• Karın bölgesinde yağlanma
• Sürekli açlık hissi
• Tatlı krizleri
• Halsizlik
• Karaciğer yağlanması
• Yüksek tansiyon
gibi sorunlarla doğrudan bağlantılıdır.
Uzun vadede tablo, kalp damar hastalıklarına kadar uzanabilir. Bu yüzden 5 ve üzeri değerler “önemli ama geç kalınmış” değil, “ciddiye alınması gereken” bir aşamadır.
Ramazan’da İnsülin Direnci Nasıl Kontrol Altına Alınır?
Ramazan aslında doğru değerlendirilirse metabolik bir fırsattır. Ancak yanlış beslenme ile tablo daha da kötüleşebilir.
1. Sahuru Atlamak Büyük Hata
Sahur yapılmazsa uzun açlık sonrası iftarda kan şekeri hızla yükselir. Bu da insülin patlamasına yol açar. Sahurda:
• Yumurta
• Yoğurt
• Peynir
• Ceviz, badem
• Tam tahıllı ekmek
gibi protein ve sağlıklı yağ içeren besinler tercih edilmeli.
2. İftarda Şekerle Başlamak Yanlış
Hurmayla oruç açmak sünnettir ama miktar önemli. 1–2 adet yeterlidir. Ardından çorba ve protein ağırlıklı ana yemek tercih edilmeli. Pide ve tatlıya yüklenmek insülin direncini artırır.
3. Tatlıyı Her Gün Yemek Metabolik Yük
Şerbetli tatlılar yerine haftada 1–2 kez sütlü tatlı veya meyve tercih edilmeli. Her akşam baklava, metabolizmayı düzeltmez, bozar.
4. İftar Sonrası Hafif Yürüyüş
20–30 dakikalık yürüyüş kan şekerini dengeler. Egzersiz, insülin duyarlılığını artıran en güçlü doğal araçtır.
5. Uyku Düzeni
Gece geç saatlere kadar oturmak kortizolü artırır. Bu da insülin direncini kötüleştirir.
Sonuç
İnsülin direnci 5 ve üzerindeyse bu “biraz dikkat edelim” seviyesi değildir. Bu, metabolizmanın zorlandığını gösterir. Erken dönemde alınan önlemlerle tablo tersine çevrilebilir.Ramazan doğru planlanırsa bir yük değil, metabolik bir reset olabilir. Ama kontrolsüz karbonhidrat ve tatlı tüketimiyle tam tersi etki yaratmak da mümkün.
Sağlık küçük tercihlerle şekillenir. Ve bazen bir sayı, sandığınızdan çok daha fazlasını anlatır.
