Semra VAHAPOĞLU
Köşe Yazarı
Semra VAHAPOĞLU
 

Çarpıntıya “Panik Atak” Denip Geçiliyor, Kalp Hastalığı Gözden Kaçıyor

Çarpıntı, terleme, nefes darlığı ve ani korku hissi… Bu şikâyetlerle hastaneye giden binlerce vatandaş, yıllarca panik atak tedavisi görmesine rağmen iyileşemiyor. Uzmanlara göre sorun çoğu zaman hastalıkta değil, yanlış tanıda. Çünkü aynı belirtiler hem panik atakta hem de kalp ritim bozukluklarında görülebiliyor. Aynı belirtiler, iki farklı hastalık Panik atak, ani başlayan ve yoğun kaygı ile korku hissiyle ortaya çıkan psikolojik bir rahatsızlık. Ancak kalp ritim bozuklukları da benzer şekilde ani çarpıntı, göğüste sıkışma ve nefes alamama hissine yol açabiliyor. Bu benzerlik, hastaların yanlış branşa yönlendirilmesine neden olabiliyor. Kardiyologlar, özellikle aniden başlayan ve aniden biten çarpıntıların “panik atak” denilerek geçiştirilemeyeceğini vurguluyor. Çünkü bu tür ataklar, kalbin elektriksel sisteminden kaynaklanan ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor. EKG normal çıkıyor, sorun kapanıyor Yanlış tanının en büyük nedeni, çarpıntı anında tetkik yapılamaması. Hasta doktora gittiğinde kalp ritmi normale dönmüş oluyor ve çekilen EKG temiz çıkıyor. Bu durumda birçok hastaya “panik atak” denilerek psikiyatriye yönlendirme yapılıyor. Oysa uzmanlara göre tek bir EKG yeterli değil. Ritim bozuklukları bazen günde bir kez, bazen haftada bir ortaya çıkıyor. Bu nedenle 24 saatlik Holter cihazları ya da daha uzun süre kalp ritmini kaydeden sistemlerin kullanılması gerekiyor. Yıllarca yanlış tedavi görenler var Özellikle gençlerde ve kadınlarda kalp ritim bozukluklarının panik atakla karıştırıldığına dikkat çekiliyor. Bu kişiler yıllarca antidepresan kullanmasına rağmen şikâyetlerinden kurtulamıyor. Oysa bazı ritim bozuklukları, ilaçla ya da kısa süren girişimlerle tamamen tedavi edilebiliyor. Uzmanlar, “Hastaya panik atak demek kolay ama kalbi yeterince araştırmadan bu tanıyı koymak ciddi risk oluşturur” uyarısında bulunuyor. Doğru yol ne olmalı? Sağlık çevrelerine göre çarpıntı şikâyeti olan her hastada önce kalp detaylı şekilde incelenmeli. Kalple ilgili ciddi bir sorun net biçimde dışlandıktan sonra panik atak açısından psikiyatrik değerlendirmeye geçilmesi gerekiyor. En doğru yaklaşımın ise kardiyoloji ve psikiyatri uzmanlarının birlikte çalışması olduğu belirtiliyor. Uyarı: Bu belirtiler hafife alınmamalı Uzmanlar; bayılma, göğüs ağrısı, uzun süren çarpıntı ve nefes alamama hissi olanların mutlaka kardiyolojiye başvurması gerektiğini söylüyor. Çünkü her çarpıntı panik atak değildir ve geciken tanı, telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Sonuç: Çarpıntı yaşayan hastalar için doğru teşhis hayat kurtarıyor. “Panik atak” deyip geçmek yerine, kalbin sesi dikkatle dinlenmeli. Çünkü bazen sorun ruhsal değil, doğrudan kalbin kendisinde olabilir.
Ekleme Tarihi: 19 Aralık 2025 -Cuma

Çarpıntıya “Panik Atak” Denip Geçiliyor, Kalp Hastalığı Gözden Kaçıyor

Çarpıntı, terleme, nefes darlığı ve ani korku hissi… Bu şikâyetlerle hastaneye giden binlerce vatandaş, yıllarca panik atak tedavisi görmesine rağmen iyileşemiyor. Uzmanlara göre sorun çoğu zaman hastalıkta değil, yanlış tanıda. Çünkü aynı belirtiler hem panik atakta hem de kalp ritim bozukluklarında görülebiliyor. Aynı belirtiler, iki farklı hastalık

Panik atak, ani başlayan ve yoğun kaygı ile korku hissiyle ortaya çıkan psikolojik bir rahatsızlık. Ancak kalp ritim bozuklukları da benzer şekilde ani çarpıntı, göğüste sıkışma ve nefes alamama hissine yol açabiliyor. Bu benzerlik, hastaların yanlış branşa yönlendirilmesine neden olabiliyor.

Kardiyologlar, özellikle aniden başlayan ve aniden biten çarpıntıların “panik atak” denilerek geçiştirilemeyeceğini vurguluyor. Çünkü bu tür ataklar, kalbin elektriksel sisteminden kaynaklanan ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor.

EKG normal çıkıyor, sorun kapanıyor

Yanlış tanının en büyük nedeni, çarpıntı anında tetkik yapılamaması. Hasta doktora gittiğinde kalp ritmi normale dönmüş oluyor ve çekilen EKG temiz çıkıyor. Bu durumda birçok hastaya “panik atak” denilerek psikiyatriye yönlendirme yapılıyor.

Oysa uzmanlara göre tek bir EKG yeterli değil. Ritim bozuklukları bazen günde bir kez, bazen haftada bir ortaya çıkıyor. Bu nedenle 24 saatlik Holter cihazları ya da daha uzun süre kalp ritmini kaydeden sistemlerin kullanılması gerekiyor.

Yıllarca yanlış tedavi görenler var

Özellikle gençlerde ve kadınlarda kalp ritim bozukluklarının panik atakla karıştırıldığına dikkat çekiliyor. Bu kişiler yıllarca antidepresan kullanmasına rağmen şikâyetlerinden kurtulamıyor. Oysa bazı ritim bozuklukları, ilaçla ya da kısa süren girişimlerle tamamen tedavi edilebiliyor.

Uzmanlar, “Hastaya panik atak demek kolay ama kalbi yeterince araştırmadan bu tanıyı koymak ciddi risk oluşturur” uyarısında bulunuyor.

Doğru yol ne olmalı?

Sağlık çevrelerine göre çarpıntı şikâyeti olan her hastada önce kalp detaylı şekilde incelenmeli. Kalple ilgili ciddi bir sorun net biçimde dışlandıktan sonra panik atak açısından psikiyatrik değerlendirmeye geçilmesi gerekiyor. En doğru yaklaşımın ise kardiyoloji ve psikiyatri uzmanlarının birlikte çalışması olduğu belirtiliyor.

Uyarı: Bu belirtiler hafife alınmamalı

Uzmanlar; bayılma, göğüs ağrısı, uzun süren çarpıntı ve nefes alamama hissi olanların mutlaka kardiyolojiye başvurması gerektiğini söylüyor. Çünkü her çarpıntı panik atak değildir ve geciken tanı, telafisi zor sonuçlar doğurabilir.

Sonuç:

Çarpıntı yaşayan hastalar için doğru teşhis hayat kurtarıyor. “Panik atak” deyip geçmek yerine, kalbin sesi dikkatle dinlenmeli. Çünkü bazen sorun ruhsal değil, doğrudan kalbin kendisinde olabilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.