Biliyorsunuz, uzun bir süredir sizlerden ayrı kaldım. Gelişmeleri uzaktan takip ediyor, Antalya'nın gündemini ve şehrimizin geleceğini yakından izlemeye devam ediyorum. Ancak bu ayrılık çok uzun sürmeyecek. Çok yakında yeniden sizlerle birlikte olacak; cesur, doğru, sorgulayan ve iddialı yazılarımla gündeme ışık tutmaya devam edeceğim.
Bu zorlu süreçte desteğini benden hiçbir zaman esirgemeyen, yazılarım aracılığıyla sizlerle aramızdaki bağı korumama vesile olan gazeteci eşim Fatma Şahin'e de gönülden teşekkür ediyorum.
Şimdi gelelim bugünkü konumuza…
ATSO seçimleri yalnızca bir başkanlık yarışı değildi. Aynı zamanda Antalya iş dünyasının beklentilerinin, esnafın söz hakkı arayışının ve şehrin geleceğine dair umutlarının ortaya çıktığı önemli bir dönüm noktasıydı.
Berkay Bahar'ın seçim başarısından seçim sonrasındaki yaklaşımına kadar birçok konuyu değerlendireceğimiz bu yazıda, kazananın yalnızca bir aday değil, Antalya'nın geleceği olması gerektiğine dikkat çekeceğiz.
ATSO seçimlerinin ardından ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Bu seçim, sıradan bir başkanlık yarışı olarak görülmemeli. Çünkü Antalya, yalnızca turizmiyle değil; ticaretiyle, sanayisiyle, üretimiyle, esnafıyla ve girişimcileriyle büyüyen bir şehir.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, bu şehrin ekonomik geleceğinde söz sahibi olan en önemli kurumlardan biri. Dolayısıyla ATSO'da yaşanan her değişim, yalnızca oda yönetimini değil, Antalya'nın ticari hayatını da yakından ilgilendiriyor.
Berkay Bahar'ın 78 oyla yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi, ortaya koyduğu çalışmanın ve seçim sürecindeki yaklaşımının önemli bir karşılığı oldu. Ancak bana göre Bahar'ın başarısını yalnızca aldığı oylarla değerlendirmek eksik olur.
Seçim sürecinde dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, samimiyeti ve gerçekçi yaklaşımıydı. Antalya'nın sorunlarını konuşan, iş dünyasının beklentilerini gündeme taşıyan ve şehrin geleceğine ilişkin projeleriyle öne çıkan bir anlayış sergiledi.
Üstelik seçim sonrasında da ortaya koyduğu toplantılar ve gelecek planları, seçim döneminde verilen mesajların yalnızca sandıkta kalmayacağı yönünde bir izlenim oluşturuyor.
İşte tam da burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Antalya'nın esnafı, tüccarı ve iş insanı artık yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmak istemiyor. Bu şehrin yönetiminde, ekonomik kararlarında ve geleceğe yönelik projelerinde kendisine de söz hakkı verilmesini istiyor.
Çünkü Antalya'yı büyüten yalnızca büyük yatırımlar, büyük şirketler veya büyük projeler değildir. Küçük esnafından sanayicisine, üreticisinden turizmcisine kadar herkesin bu şehirde bir emeği, alın teri ve geleceğe dair beklentisi var.
Berkay Bahar yönetiminin önündeki en önemli görev de tam olarak budur: ATSO'yu yalnızca kararların alındığı bir kurum olmaktan çıkarıp, üyelerinin sesinin duyulduğu, sorunlarının takip edildiği ve çözüm önerilerinin hayata geçirildiği güçlü bir yapıya dönüştürmek.
Benim beklentim de tam olarak bu yönde.
Ancak burada bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum.
Seçim kazanmak başka, o seçimin arkasındaki beklentileri karşılamak çok daha başka bir şeydir. Sandıktan çıkan 78 oy, elbette önemli bir başarıdır. Fakat bu başarı aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor.
Berkay Bahar'ın seçim sonrasında verdiği mesajlarda dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri, kendisine oy verenlerle vermeyenler arasında ayrım yapmayacağını açıklaması oldu. Bence bu yaklaşım, yeni dönemin en önemli başlangıç noktalarından biri olmalı.
Çünkü ATSO kimsenin kişisel makamı, siyasi hesaplarının aracı ya da belli bir grubun temsil alanı olmamalı. ATSO, Antalya iş dünyasının ortak çatısıdır.
Yeni yönetimin 49 meslek komitesini karar ve çalışma süreçlerine daha etkin şekilde dahil etme hedefi de oldukça önemli. Eğer bu hedef gerçekten hayata geçirilirse, oda üyelerinin yalnızca seçim dönemlerinde değil, dört yıl boyunca yönetimde söz sahibi olduğu yeni bir anlayış ortaya çıkabilir.
Bahar'ın ilk toplantıda Altıntaş bölgesindeki müteahhitlerin sorunları ve Kapıkule'de bekleyen ürünlerle ilgili girişimleri gündeme getirmesi de yeni yönetimin önünde bekleyen sorunların ne kadar somut olduğunu gösteriyor.
Ama benim beklentim daha büyük.
Antalya'nın ticaretini geliştirmek, esnafın önünü açmak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sorunlarına çözüm üretmek, genç girişimcileri desteklemek ve turizmin ekonomik katkısını yılın 12 ayına yaymak gerekiyor.
Bunun yanında Antalya'da alınan ekonomik kararlarda esnafın, üreticinin, sanayicinin ve ticaret erbabının görüşü mutlaka dikkate alınmalı.
Unutulmamalıdır ki bir şehrin ekonomik geleceği yalnızca büyüklerin masasında alınan kararlarla şekillenmez. O şehrin sokaklarında kepenk açan esnafın, fabrikasında üretim yapan sanayicinin, alın teriyle ayakta duran işletmecinin de söyleyecek sözü vardır.
İşte ATSO'nun gerçek gücü de bu sesi duyurabilmesinden gelir.
Şimdi Berkay Bahar ve yönetiminin önünde dört yıllık bir dönem var.
Bu dört yılın sonunda Antalya iş dünyası, verilen sözlerin ne kadarının tutulduğuna, hangi projelerin hayata geçirildiğine ve üyelerin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretildiğine bakacak.
Ben de bir gazeteci olarak bu süreci yakından takip edeceğim. Yapılan güzel işleri takdir etmekten, eksikleri dile getirmekten ve gerektiğinde eleştirmekten geri durmayacağım.
Çünkü bizim gazetecilik anlayışımızda kişiler değil, yapılan işler önemlidir.
Berkay Bahar'a ve yeni yönetimine başarılar diliyorum. Dilerim ki seçim döneminde ortaya konulan samimiyet, gerçekçilik ve Antalya için çalışma arzusu görev süresinin sonuna kadar devam eder.
Antalya kazanırsa hepimiz kazanırız.
Son sözüm şudur: ATSO'da seçim bitti, şimdi Antalya için hizmet zamanı. Verilen sözlerin takipçisi, yapılan işlerin de şahidi olacağız.
