Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Dün Yapılan Yerel Medya Buluşması" hakkında
CHP Genel Merkezi’nin yerel medyayı güçlendirmek amacıyla başlattığı “Yerel Medya Buluşmaları” zincirinin üçüncü durağı Antalya oldu.
Dün şehir merkezindeki bir otelde düzenlenen Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması, kâğıt üzerinde umut veren bir organizasyondu.
Yerel basının sorunlarının konuşulacağı, çözüm yollarının aranacağı bir platform…
Organizasyon kusursuz muydu?
Hayır.
Daha profesyonel olabilirdi.
Ama CHP Antalya İl Başkanlığı’nın imkânları ölçüsünde çaba gösterdiğini teslim etmek gerekir.
Programın mimarı olan CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve ekibi, en azından yerel medya başlığını gündeme taşıdı.
Fakat Antalya’daki toplantının asıl hikâyesi sahnede değil, salondaydı.
Ve o salon, yerel medyanın bugünkü trajikomik fotoğrafını bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.
Panel Var, Protokol Var… Gazeteci Nerede?
Programın ilk bölümünde CHP İzmir Milletvekili Ahmet Tuncay Özkan moderatörlüğünde “Yerelde Gazetecilik” başlıklı bir panel yapıldı.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve gazeteci Bora Tüfekli konuşmacıydı.
İsimler yerinde, konu başlığı doğru.
Ama ortada ciddi bir çelişki vardı:
Yerel medya buluşmasında yerel medya yok denecek kadar azdı.
Salonun önemli bir kısmını CHP teşkilatları doldurmuştu.
Oysa bu toplantının hedef kitlesi gazetecilerdi.
Bu tablo ister istemez şu soruyu sorduruyor:
Yerel medya adına yapılan bir toplantıya yerel medya neden ilgi göstermedi?
400 Üyelik Cemiyet ve Boş Sandalyeler
Antalya Gazeteciler Cemiyeti (Dernek) Başkanı İdris Taş, her platformda cemiyetin yüzlerce üyesi olduğunu, Antalya’da gazetecilik denince söz sahibi olduklarını vurguluyor.
Hatta cemiyete (Derneğe) üye olmayanların adeta “YOK HÜKMÜNDE” sayıldığı bir söylem hâkim.
Peki o yüzlerce üye neredeydi?
Yerel medyanın geleceğinin konuşulduğu bir panelde salon dolmuyorsa ortada ciddi bir temsil sorunu vardır.
Eğlence organizasyonlarında, gezilerde, sosyal etkinliklerde kalabalık olmak başka;
Mesleğin kaderinin tartışıldığı toplantılarda aynı kalabalığı göstermek bambaşka bir şeydir.
Antalya’daki manzara şunu açıkça söyledi:
Sayılarla anlatılan güç ile sahadaki gerçeklik aynı şey değil.
Panelde konuşmacı olan bir cemiyet (dernek) başkanının kendi üyelerini parmakla sayılacak düzeyde temsil edebilmesi, yerel gazetecilik adına düşündürücü olduğu kadar trajikomikti.
Diğer Cephede de Manzara Farklı Değil
Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz için de tablo çok farklı değildi.
O da paneldeydi, o da ön sıradaydı.
Ancak temsil ettiği kitlenin salona yansıması son derece sınırlıydı.
İşin trajikomik tarafı tam da burada başlıyor:
Kendi üyelerini ikna edemeyen yapıların kürsüde yerel medyanın sorunlarını anlatması.
Bu görüntü, yerel basının içindeki kopukluğu ve örgütsel zafiyeti adeta bir sahne dekoru gibi gözler önüne serdi.
Konuşulan Eski, Sonuç Aynı
Toplantıda dile getirilen sorunlar yabancı değildi:
Ekonomik darboğaz, reklam gelirlerinin azalması, dijital dönüşüm, baskılar…
Yıllardır her panelde tekrar edilen başlıklar.
Ancak günün sonunda değişen ne oldu?
Hiçbir şey.
Saatlerce konuşuldu, herkes bildiğini bir kez daha anlattı ve program sona erdi.
Somut bir eylem planı, takvimlendirirmiş hedefler ya da bağlayıcı kararlar ortaya çıkmadı.
Yerel medya yine kendi sorunlarıyla baş başa kaldı.
Trajikomik Bir Ayna
Antalya’daki Yerel Medya Buluşması belki de farkında olmadan en büyük işlevini yerine getirdi:
Yerel medyaya bir ayna tuttu.
O aynada görünen şey parlak değildi.
Meslek örgütleri ile üyeleri arasındaki mesafe, söylem ile gerçek arasındaki uçurum ve kronikleşmiş bir dağınıklık…
Boş sandalyeler bazen en sert eleştiriyi yapar.
Antalya’daki toplantıda da en yüksek ses, konuşmacılardan değil, o boş sandalyelerden geldi.
Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması faydalı mıydı?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişir.
Ama kesin olan bir şey var:
Yerel medya sadece konuşarak güçlenmez.
Kendi toplantısına sahip çıkmayan bir camianın, dışarıdan gelecek destekle ayağa kalkması zor.
Antalya’daki buluşma, büyük sözlerle küçük gerçeklerin çarpıştığı trajikomik bir tablo olarak hafızalara kazındı.
Ve belki de en önemli soru hâlâ ortada duruyor:
Yerel medya gerçekten değişmek istiyor mu, yoksa değişimi konuşmayı mı seviyor?
