Efe D. Adiloğlu
Köşe Yazarı
Efe D. Adiloğlu
 

A.Ü. Sınıfta Mı Kaldı!?: “Arabayı, Atın Önüne Koymak!”

Merhabalar! Günümüzde “küresel kapitalizm”in egemen olduğu bir dünyada “marka, kalite”ye dayalı yarışmacı bir bakış açısı hayatın her alanında baskın bir söylemdir! Küresel kapitalizmin egemen olduğu bir dünyada, ne yazık ki, dünyadaki tüm üniversiteler de bazı kriterlere göre “ölçülüp-biçilmekte,” sayısallaştırılmakta, puanlanmaktadır! Bugünkü yazımda, bugünlerde THE (Times Higher Education) açıklanan, kalite sırlaması hakkındadır! THE (Times Higher Education)’nın web sayfasında, meraktan ufak çaplı bir araştırma yaptım, aşağıda hem genel olarak kurumu hem de üniversite yöneticilerinin kendi branşları olan “sağlık/tıp” alanı ile ilgili olarak aşağıdaki tabloları elde ettim. A.Ü. ile ilgili “kırmızı renkli” veriler şu an görevdeki üniversite yönetimine aittir (“yeşiller” bir önceki üniversite yönetimine aittir). Kaynak: https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/latest/world-rankings Yukarıdaki Dünya Kalite Sırlamasında genel olarak Akdeniz Üniversitesi 2018 yılında 801-1000 bandında iken, her geçen yıllar ile daha gerilere gittiği görülmektedir (güncel olarak 1201-1500 bandında!)! Mevcut Üniversite Yönetiminin görev geldiği yıldan (2020) bir sonraki yıl ile değerlendirildiğinde (yani, 2021 yılı), yukarıdaki verilere göre akademik kalitenin daha kötüye gittiği somut ve aşikardır!!! A.Ü. ile ilgili “kırmızı renkli” veriler şu an görevdeki üniversite yönetimine aittir (“yeşiller” bir önceki üniversite yönetimine aittir). Yukarıdaki gibi, Dünya Kalite Sıralamasında, “sağlık-tıp” alanındaki verilere bakıldığında, Akdeniz Üniversitesi 2019 yılında “601+” iken, her geçen yıllar ile daha gerilere gittiği görülmektedir (güncel olarak 801-1000’lerde!)! Ne gariptir ki, üniversite yöneticilerinin kendi branşlarında dahi veriler akademik kalitede düşüşe işaret etmektedir!!! Yukarıdaki veriler ışığında, şahsi yorumum, Akdeniz Üniversitesi akademik kalitede sınıfta kalmıştır!!! Bilindiği kadarı ile mevcut A.Ü. yöneticileri tarafından şüphesiz çok doğru ve yerinde bir “amaç” edinilmiştir: “Kalite çıtasını yüksek tutmak!” (yani, uluslar-arası prestijli dergilerde eserler yazmak vb.!). Ancak, sağlık-fen bilimciler olarak göremedikleri en büyük hataları şudur: “Arabayı, atın önüne koymak!!! Yani, amaca ulaşmak için “yanlış araç” kullanmaktır!!! Tabii, bu durumu görebilmek için Türkiye’deki yükseköğretimin son çeyrek asırını yüzeysel de olsa bilmektir! Ne yazık ki, bilindiği üzere ülkemizde özellikle ~ son 25 yılda Anadolu’daki devlet üniversiteleri ~% 100 oranında liyakata aykırı olarak, yanlı (torpile dayalı!) ve (çok) düşük kriterler ile (düşük bilgi, beceri, performanslı) öğretim elemanları ile dolduruldular!!!  En çarpıcı örnek, yazılı basından 68 rektörün “sıfır yayını” olduğu ve 71 rektörün “sıfır atıfı” olduğu bilinmektedir!!! (Cumhuriyet gazetesi, 10.12.2019). Bunun sonucunda “kalitesizleştirilmiş” kurumlardan hareket ile “kaliteli akademik performanslar” beklemek, asla rasyonel ve gerçekçi bir eğitim politikası olamaz!!! Olsa olsa: “Arabayı, atın önüne koymak!” olur. “Amaçla-aracın rasyonel bir senkronizasyon/eşleşmesi” olmaz ise, “doğru amaca” rağmen “ters giden” sonuçların veya verilerin olması çok “normal” olsa gerekir!!! Bu noktada yapılması gereken (çözüm), “amacı zamana” yavaş yavaş yaymaktır! Fransız Devrimi bir günde olmadı!!!... Esen kalınız!
Ekleme Tarihi: 28 Ocak 2026 -Çarşamba

A.Ü. Sınıfta Mı Kaldı!?: “Arabayı, Atın Önüne Koymak!”

Merhabalar!

Günümüzde “küresel kapitalizm”in egemen olduğu bir dünyada “marka, kalite”ye dayalı yarışmacı bir bakış açısı hayatın her alanında baskın bir söylemdir!

Küresel kapitalizmin egemen olduğu bir dünyada, ne yazık ki, dünyadaki tüm üniversiteler de bazı kriterlere göre “ölçülüp-biçilmekte,” sayısallaştırılmakta, puanlanmaktadır!

Bugünkü yazımda, bugünlerde THE (Times Higher Education) açıklanan, kalite sırlaması hakkındadır!

THE (Times Higher Education)’nın web sayfasında, meraktan ufak çaplı bir araştırma yaptım, aşağıda hem genel olarak kurumu hem de üniversite yöneticilerinin kendi branşları olan “sağlık/tıp” alanı ile ilgili olarak aşağıdaki tabloları elde ettim.

A.Ü. ile ilgili “kırmızı renkli” veriler şu an görevdeki üniversite yönetimine aittir (“yeşiller” bir önceki üniversite yönetimine aittir).

Kaynak: https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/latest/world-rankings

Yukarıdaki Dünya Kalite Sırlamasında genel olarak Akdeniz Üniversitesi 2018 yılında 801-1000 bandında iken, her geçen yıllar ile daha gerilere gittiği görülmektedir (güncel olarak 1201-1500 bandında!)! Mevcut Üniversite Yönetiminin görev geldiği yıldan (2020) bir sonraki yıl ile değerlendirildiğinde (yani, 2021 yılı), yukarıdaki verilere göre akademik kalitenin daha kötüye gittiği somut ve aşikardır!!!

A.Ü. ile ilgili “kırmızı renkli” veriler şu an görevdeki üniversite yönetimine aittir (“yeşiller” bir önceki üniversite yönetimine aittir).

Yukarıdaki gibi, Dünya Kalite Sıralamasında, “sağlık-tıp” alanındaki verilere bakıldığında, Akdeniz Üniversitesi 2019 yılında “601+” iken, her geçen yıllar ile daha gerilere gittiği görülmektedir (güncel olarak 801-1000’lerde!)! Ne gariptir ki, üniversite yöneticilerinin kendi branşlarında dahi veriler akademik kalitede düşüşe işaret etmektedir!!!

Yukarıdaki veriler ışığında, şahsi yorumum, Akdeniz Üniversitesi akademik kalitede sınıfta kalmıştır!!!

Bilindiği kadarı ile mevcut A.Ü. yöneticileri tarafından şüphesiz çok doğru ve yerinde bir “amaç” edinilmiştir: “Kalite çıtasını yüksek tutmak!” (yani, uluslar-arası prestijli dergilerde eserler yazmak vb.!). Ancak, sağlık-fen bilimciler olarak göremedikleri en büyük hataları şudur: “Arabayı, atın önüne koymak!!! Yani, amaca ulaşmak için yanlış araç” kullanmaktır!!!

Tabii, bu durumu görebilmek için Türkiye’deki yükseköğretimin son çeyrek asırını yüzeysel de olsa bilmektir!

Ne yazık ki, bilindiği üzere ülkemizde özellikle ~ son 25 yılda Anadolu’daki devlet üniversiteleri ~% 100 oranında liyakata aykırı olarak, yanlı (torpile dayalı!) ve (çok) düşük kriterler ile (düşük bilgi, beceri, performanslı) öğretim elemanları ile dolduruldular!!!  En çarpıcı örnek, yazılı basından 68 rektörün “sıfır yayını” olduğu ve 71 rektörün “sıfır atıfı” olduğu bilinmektedir!!! (Cumhuriyet gazetesi, 10.12.2019). Bunun sonucunda “kalitesizleştirilmiş” kurumlardan hareket ile “kaliteli akademik performanslar” beklemek, asla rasyonel ve gerçekçi bir eğitim politikası olamaz!!! Olsa olsa: “Arabayı, atın önüne koymak!” olur.

“Amaçla-aracın rasyonel bir senkronizasyon/eşleşmesi” olmaz ise, “doğru amaca” rağmen “ters giden” sonuçların veya verilerin olması çok “normal” olsa gerekir!!! Bu noktada yapılması gereken (çözüm), “amacı zamana” yavaş yavaş yaymaktır!

Fransız Devrimi bir günde olmadı!!!...

Esen kalınız!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.