Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Bayatbademleri ve Korkuteli Belediyesi" hakkında
Antalya’nın Korkuteli ilçesine bağlı Bayatbademleri Mahallesi’nde yaşananlar artık sıradan bir imar tartışması olmaktan çıkmıştır.
Bu, göz göre göre hukukun zorlandığı, halkın iradesinin yok sayıldığı ve doğanın pazarlık konusu yapıldığı ağır bir skandaldır.
2021 yılında Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından açık ve net biçimde iptal edilen, “burada yapılaşma olmaz, burası tarım alanıdır” denilerek kayıtlara geçen plan…
Şimdi hiçbir somut değişiklik yokken yeniden ısıtılıp önümüze konuluyor.
Sormak gerekiyor:
Ne değişti?
Toprak mı değişti?
Su mu çoğaldı?
Altyapı mı geldi?
Hayır. Değişen tek şey kulislerde konuşulan rant iştahıdır.
İPTAL EDİLEN PLAN NASIL DİRİLTİLİR?
12 Temmuz 2021’de onaylanan plan, tam 555 vatandaş itirazı, teknik raporlar ve kurum görüşleriyle çöpe atıldı.
08 Kasım 2021’de alınan 773 sayılı kararla bölgenin tarım alanı olduğu tescillendi.
Bu karar, devletin kendi kendine verdiği bir sözdü:
“Bu toprak korunacak.”
Peki şimdi ne oluyor?
Aynı plan, sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi yeniden masaya geliyor.
Bu durumun adı planlama değil;
Hafıza silme girişimidir.
HAYIRSEVERLİK Mİ, MENFAAT YATIRIMI MI?
Kulislerde dolaşan iddialar hafife alınacak gibi değil.
“Hayırsever iş insanı” olarak anılan M. Y.’nin Korkuteli Belediyesi’ne hibe ettiği çöp kamyonları…
Soruyoruz:
Bu gerçekten bir bağış mı?
Yoksa Bayatbademleri’ndeki arsaların imara açılması için yapılmış ön ödeme mi?
Eğer ortada bir çıkar ilişkisi yoksa neden bu plan bu kadar ısrarla gündeme getiriliyor?
Şeffaflık varsa açıklayın.
Yoksa suskunluk, şüpheyi büyütür.
HALKIN İRADESİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR
2026 yılı…
Aynı senaryo tekrar ediyor.
Bu kez 377 yeni itiraz dilekçesi veriliyor.
03 Nisan 2026’da İmar Komisyonu bu itirazları dikkate alıyor ve planı reddediyor.
Ama sonra ne oluyor?
13 Nisan’da Büyükşehir Meclisi çıkıyor ve:
“Reddetmiyoruz, iade ediyoruz.” diyor.
Bu ne demek?
Bu, açıkça şudur:
“Şimdilik durdurduk, ama kapıyı kapatmadık.”
Bu bir karar değil,
Rant için bırakılmış bir aralık kapıdır.
10 BİN KİŞİLİK HAYAL, 300 KİŞİLİK GERÇEK
Kışın 300 kişinin yaşadığı bir mahalle…
Altyapı yok, su yetersiz, yollar sorunlu…
Ama plan ne diyor?
10.427 kişi!
Bu bir şehir planı değil akıl dışı bir nüfus fantezisidir.
BU SADECE BETON DEĞİL, BİR DOĞA KIYIMI
Bayatbademleri;
- Cevizliklerin, zeytinliklerin, hayvancılığın olduğu bir üretim alanı
- Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı ile iç içe bir ekosistem
- Endemik bitkilerin ve yaban hayatının koridoru
Buraya beton dökmek demek:
Sadece toprağı değil, geleceği de yok etmektir.
SU HAVZALARI TEHLİKEDE
Termessos çevresindeki su kaynakları, Antalya’nın can damarıdır.
Bu yoğunlukta bir yapılaşma demek:
- Yeraltı sularının kirlenmesi
- Doğal dengenin bozulması
- Geri dönüşü olmayan bir ekolojik hasar
Bu riskler ortadayken bu projeye nasıl “evet” denebilir?
ESKİ BELGELERLE YENİ OYUNLAR
Korkuteli Belediyesi’nin, 2018 ve 2020 yılına ait geçerliliğini yitirmiş izinlerle işlem yapmaya çalıştığı iddiaları ise skandalın başka bir boyutu.
Bu sadece etik değil hukuki olarak da sorunlu bir girişimdir.
DÜNYA BAKARKEN ANTALYA NE YAPIYOR?
Önümüzdeki süreçte Antalya, dünyanın gözünün üzerinde olacağı bir organizasyona hazırlanıyor:
BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31)
197 ülke gelecek.
İklim, doğa, sürdürülebilirlik konuşulacak.
Peki biz ne yapıyoruz?
Tarım alanlarını imara açmaya çalışıyoruz.
Bu tablo, Antalya’nın alnına sürülmüş bir lekedir.
BU MÜCADELE BİTMEDİ
Bayatbademleri halkı açık konuşuyor:
Bu iş burada bitmeyecek.
Ellerinde:
- 2021 iptal kararları
- Yüzlerce itiraz dilekçesi
- Teknik raporlar
Ve en önemlisi:
Haklılık var.
Sorular ortada:
- İade kararının arkasındaki güç kim?
- 377 dilekçe hangi pazarlığa kurban edildi?
- Antalya’nın geleceği kimlere peşkeş çekiliyor?
Bu soruların cevabı verilmeden atılan her adım bu skandalın daha da büyümesine neden olacaktır.
Çünkü bu artık bir imar planı değil…
Bu, halk ile rant arasındaki açık savaştır.
