Taner ŞAHİN
Köşe Yazarı
Taner ŞAHİN
 

Bir Ülke Yas Tutarken Gelen Davet: ‘Muratpaşa’da Hamsi Var, Gelir Misiniz?’

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Bu Bir Duyarsızlık Değil, Açık Bir Skandal!" hakkında Haber merkezimize düşen o paylaşım… İnsan bir an durup tekrar bakıyor. Yanlış mı okudum diye. “Yok artık” diyor. Ama ne yazık ki doğru. Ve ne yazık ki bu ülkenin gerçeği. Türkiye son iki gündür tarifsiz bir acının içinde kıvranıyor. Şanlıurfa Siverek’te bir okul… Evet, bir okul! Çocukların güvenle ders görmesi gereken bir yer… Orada silahlar konuşuyor. 16 yaralı. 4 öğretmen, 10 öğrenci… Bir polis, bir emekçi… Her biri bir ailenin dünyası. Yetmiyor. Kahramanmaraş’tan gelen haber yüreğimizi paramparça ediyor. 9 can… Sekizi öğrenci, biri öğretmen. Daha hayatlarının baharında, daha hayalleri bile tamamlanmamış çocuklar… 13 yaralı, 6’sı yoğun bakımda, 3’ünün durumu kritik. Şimdi soruyorum: Böyle bir tabloda normal bir toplum ne yapar? Başını öne eğer. Sözünü tartar. Programını iptal eder. En azından “Bugün susma günüdür” der. Ama biz ne görüyoruz? “Çukurumuzda Hamsi etkinliğimiz olacaktır. Katılımlarınızı bekleriz.” İşte skandal tam olarak burada başlıyor. Bu sadece bir duyarsızlık değil; bu düpedüz toplumsal acıya meydan okumaktır. Bu, “Siz ağlarken biz eğleniyoruz” demenin cilalanmış halidir. İnsan gerçekten anlamakta zorlanıyor. Bu nasıl bir ruh hali? Bu nasıl bir kopuş? Bu nasıl bir vicdan yoksunluğu? Açık konuşalım… Bir ülkede çocuklar ölürken, öğretmenler vurulurken, insanlar yoğun bakımda yaşam savaşı verirken “hamsi etkinliği” organize etmek sadece basiretsizlik değildir. Bu insan olmanın en temel reflekslerini kaybetmektir. Ve işin içine siyaset girince tablo daha da ağırlaşıyor. Hamsi etkinliğine katılan CHP’lilerin varlığı, bu tartışmayı daha da derinleştiriyor. Çünkü bazı günler vardır; orada bulunmak bile başlı başına bir mesajdır. Siyaset sadece projelerle, açılışlarla, etkinliklerle yapılmaz. Siyaset, en çok da hangi acıya nasıl tepki verdiğinle ölçülür. Gelelim işin daha derin ve rahatsız edici boyutuna… Toplumun geniş bir kesiminde Cumhuriyet Halk Partisi hakkında yıllardır dolaşan bir algı var: “Halktan kopuk, değerlerden uzak, inançlara mesafeli…” CHP ise her fırsatta bunun doğru olmadığını anlatmaya çalışıyor. Peki şimdi soralım: Bu görüntüler hangi algıyı besliyor? Çocukların öldüğü bir ülkede, sanki hiçbir şey olmamış gibi yapılan bir etkinlik… Verilen pozlar… Yapılan paylaşımlar… Bunlar sadece birer kare değil. Bunlar toplumun hafızasına kazınan sahnelerdir. Ve o fotoğraf… Evet, o fotoğraf çok şey anlatıyor. İsim isim yazmaya gerek yok. Zaten kareye bakan herkes neyin ne olduğunu görüyor. Aynı siyasi çizgideki isimler, aynı karede, aynı rahatlıkla… Ama asıl soru şu: Bu sadece bir etkinlik mi? Yoksa aynı siyasi yapı içinde yeni bir “kümeleşme”, yeni bir “paralel yapılanma” arayışının işareti mi? Bu ihtimal hafife alınmamalı. Çünkü bazen bir fotoğraf, bir basın açıklamasından daha fazla şey söyler. Son söz… Bu ülke acı içindeyken eğlence planlayanlar, toplumun gözünde asla “normal” değildir. Bu ülke yas tutarken “katılımınızı bekleriz” diyenler, o davetin aslında kime yapıldığını iyi düşünmelidir. Çünkü bazı günler vardır, ne yersin, ne içersin, ne de eğlenirsin. Sadece susarsın. Susamıyorsan da… En azından insanlığını sorgularsın. Resimler:
Ekleme Tarihi: 16 Nisan 2026 -Perşembe

Bir Ülke Yas Tutarken Gelen Davet: ‘Muratpaşa’da Hamsi Var, Gelir Misiniz?’

Değerli Dostlar bugünkü yazımın konusu, “Bu Bir Duyarsızlık Değil, Açık Bir Skandal!" hakkında

Haber merkezimize düşen o paylaşım…

İnsan bir an durup tekrar bakıyor.

Yanlış mı okudum diye. “Yok artık” diyor.

Ama ne yazık ki doğru.

Ve ne yazık ki bu ülkenin gerçeği.

Türkiye son iki gündür tarifsiz bir acının içinde kıvranıyor.

Şanlıurfa Siverek’te bir okul…

Evet, bir okul!

Çocukların güvenle ders görmesi gereken bir yer…

Orada silahlar konuşuyor.

16 yaralı. 4 öğretmen, 10 öğrenci…

Bir polis, bir emekçi…

Her biri bir ailenin dünyası.

Yetmiyor.

Kahramanmaraş’tan gelen haber yüreğimizi paramparça ediyor.

9 can…

Sekizi öğrenci, biri öğretmen.

Daha hayatlarının baharında, daha hayalleri bile tamamlanmamış çocuklar…

13 yaralı, 6’sı yoğun bakımda, 3’ünün durumu kritik.

Şimdi soruyorum:

Böyle bir tabloda normal bir toplum ne yapar?

Başını öne eğer.

Sözünü tartar.

Programını iptal eder.

En azından “Bugün susma günüdür” der.

Ama biz ne görüyoruz?

Çukurumuzda Hamsi etkinliğimiz olacaktır. Katılımlarınızı bekleriz.

İşte skandal tam olarak burada başlıyor.

Bu sadece bir duyarsızlık değil; bu düpedüz toplumsal acıya meydan okumaktır.

Bu, “Siz ağlarken biz eğleniyoruz” demenin cilalanmış halidir.

İnsan gerçekten anlamakta zorlanıyor.

Bu nasıl bir ruh hali?

Bu nasıl bir kopuş?

Bu nasıl bir vicdan yoksunluğu?

Açık konuşalım…

Bir ülkede çocuklar ölürken, öğretmenler vurulurken, insanlar yoğun bakımda yaşam savaşı verirken “hamsi etkinliği” organize etmek sadece basiretsizlik değildir.

Bu insan olmanın en temel reflekslerini kaybetmektir.

Ve işin içine siyaset girince tablo daha da ağırlaşıyor.

Hamsi etkinliğine katılan CHP’lilerin varlığı, bu tartışmayı daha da derinleştiriyor.

Çünkü bazı günler vardır; orada bulunmak bile başlı başına bir mesajdır.

Siyaset sadece projelerle, açılışlarla, etkinliklerle yapılmaz.

Siyaset, en çok da hangi acıya nasıl tepki verdiğinle ölçülür.

Gelelim işin daha derin ve rahatsız edici boyutuna…

Toplumun geniş bir kesiminde Cumhuriyet Halk Partisi hakkında yıllardır dolaşan bir algı var: “Halktan kopuk, değerlerden uzak, inançlara mesafeli…

CHP ise her fırsatta bunun doğru olmadığını anlatmaya çalışıyor.

Peki şimdi soralım:

Bu görüntüler hangi algıyı besliyor?

Çocukların öldüğü bir ülkede, sanki hiçbir şey olmamış gibi yapılan bir etkinlik…

Verilen pozlar…

Yapılan paylaşımlar…

Bunlar sadece birer kare değil. Bunlar toplumun hafızasına kazınan sahnelerdir.

Ve o fotoğraf…

Evet, o fotoğraf çok şey anlatıyor.

İsim isim yazmaya gerek yok.

Zaten kareye bakan herkes neyin ne olduğunu görüyor.

Aynı siyasi çizgideki isimler, aynı karede, aynı rahatlıkla…

Ama asıl soru şu:

Bu sadece bir etkinlik mi?

Yoksa aynı siyasi yapı içinde yeni bir “kümeleşme”, yeni bir “paralel yapılanma” arayışının işareti mi?

Bu ihtimal hafife alınmamalı.

Çünkü bazen bir fotoğraf, bir basın açıklamasından daha fazla şey söyler.

Son söz…

Bu ülke acı içindeyken eğlence planlayanlar, toplumun gözünde asla “normal” değildir.

Bu ülke yas tutarken “katılımınızı bekleriz” diyenler, o davetin aslında kime yapıldığını iyi düşünmelidir.

Çünkü bazı günler vardır, ne yersin, ne içersin, ne de eğlenirsin.

Sadece susarsın.

Susamıyorsan da…

En azından insanlığını sorgularsın.

Resimler:

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve antalyahabertakip.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.